Neler Oluyor?
10-01-1917 - 28-04-1997
Doğum: 10 Ocak 1917, Tokat – Vefat: 20 Haziran 1997, Ankara
Asıl adı Mahmut Cahit Erencan olan Cahit Külebi, Erzurumlu nüfus memuru Necati Bey ile Feride Hanım’ın üçüncü çocuğu olarak Tokat’ın Zile ilçesinde doğdu. Soyadı yasasıyla birlikte ailesi “Erencan” soyadını alsa da şair, sülalesinin “Gulebi” adını değiştirerek “Külebi” soyadını 1946’da tescil ettirdi.
İlk öğrenimini Tokat’ta tamamladı. Orta öğrenimine yatılı devam etti ve 1936’da Sivas Erkek Lisesi’nden mezun oldu. Öğrencilik yıllarında Ahmet Kutsi Tecer’den etkilendi. İlk şiiri lise yıllarında Toplantı dergisinde yayımlandı.
1936’da İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü birincilikle kazandı. Fuat Köprülü, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Ali Nihat Tarlan gibi hocalardan ders aldı. 1940’ta mezun oldu. Öğrencilik yıllarında “Mahmut Cahit” ve “Nazmi Cahit” imzalarını kullandı, ardından “Külebi” mahlasını benimsedi.
1946’da Adamın Biri adlı ilk şiir kitabını yayımladı. 1949’da Rüzgar, 1954’te Yeşeren Otlar çıktı. Yeşeren Otlar ile 1955’te Türk Dil Kurumu Edebiyat Ödülü’nü, 1985’te Yangın kitabıyla Yeditepe Şiir Armağanı’nı kazandı. Şiirleri 20 kadar dile çevrildi.
Antalya Lisesi’nde edebiyat öğretmenliğine başladı. Ankara Devlet Konservatuvarı ve Gazi Lisesi’nde çalıştı. Milli Eğitim müfettişliği, kültür ataşeliği, Milli Eğitim Bakanlığı Başmüfettişliği yaptı. 1960–1964 arasında İsviçre’de Kültür Ataşesi olarak görev yaptı. 1972’den itibaren TDK Yönetim Kurulu’nda bulundu; Genel Yazmanlık görevini 1983’e kadar sürdürdü. 12 Eylül sonrası TDK’den ayrıldı. Sosyal Demokrasi Partisi ve SHP’nin kurucuları arasında yer aldı.
Şairliğinde halk şiirinden ve Karacaoğlan’dan beslendi. Yalın, içten, duyarlı bir üslup geliştirdi. “Atatürk Kurtuluş Savaşında” eseri, Nevit Kodallı tarafından “Atatürk Oratoryosu” adıyla bestelendi. Behçet Necatigil, onu “aydın bir saz şairi içtenliği ve Karacaoğlan rahatlığı” ile tanımladı.
20 Haziran 1997’de Ankara’da vefat etti. Önce Ankara’da defnedilen naaşı, 2010’da ailesinin isteğiyle Sivas Niksar’daki Erzurumlu Emrah Türbesi’nin yanına taşındı. Vefatından kısa süre önce Cumhuriyet Üniversitesi tarafından “Fahri Doktor” unvanı verilmişti.