Gerçek adı Ömer’dir; kaynaklarda “Erzenü’r-Rûmî” diye de anılır. Çocukluk ve gençliğinde
iyi bir eğitim gördü; Erzurum’da Arapça ve Farsçayı öğrendi, Fars edebiyatını yakından tanıdı.
İlk mahlası Zarrî iken, şiirlerini beğenen Gelibolulu tarihçi Âli tarafından
Nef’î (yararlı) mahlası verildi.
I. Ahmed devrinde İstanbul’a geldi; çeşitli memuriyetlerde bulundu. II. Osman ve IV. Murad
dönemlerinde saraya yakınlaştı. Keskin dilli hicviyeleri birçok düşman kazandırdı.
IV. Murad’ın uyarısına rağmen yazdığı Bayram Paşa hicvi nedeniyle 1635’te saray odunluğunda
boğduruldu; cesedi Boğaz’a atıldı.
Edebî Kişiliği
Kasidede zirve kabul edilir; övgü (medhiye) ve yergide görkemli, kudretli söyleyiş.
Mübalağa, ihtişamlı imgeler, güçlü ses ve musiki duyarlığı.
Hicivlerinde keskin, hedef alan sert bir üslup; dili ustalıkla kullanır.