Ziya Gökalp, özellikle Milliyetçilik ve Türkçülük üzerine kaleme aldığı eserlerle tanınır. Asıl ismi Mehmet Ziya’dır. Babası yerel bir gazetede çalışan memurdu. Eğitimine Diyarbakır’da başladı, ardından geleneksel İslami ilimleri amcasından öğrendi.
18 yaşında intihara teşebbüs etti; kalbine sıktığı kurşuna rağmen yaşadı. 1895’te İstanbul’a gitti, Baytar Mektebi’ne kayıt oldu. Burada İbrahim Temo ve İshak Sükûti ile ilişki kurdu, Jön Türk fikirlerinden etkilendi. İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katıldı. Muhalif eylemleri yüzünden 1898’de tutuklandı, bir yıl cezaevinde kaldı. 1900’de Diyarbakır’a sürgüne gönderildi.
Diyarbakır’da memuriyetlerde bulundu. Bölgedeki huzursuzluklarla mücadele eden halk hareketlerine önderlik etti. Telgrafhaneyi işgal gibi olaylarla adı duyuldu. II. Meşrutiyet’le birlikte İttihat ve Terakki’nin Diyarbakır şubesini kurdu. ‘Peyman’ gazetesini çıkardı. 1909’da Selanik’te İttihat ve Terakki Kongresi’ne Diyarbakır delegesi olarak katıldı. 1912’de Meclis-i Mebusan’a mebus seçildi. Türk Ocağı’nın kurucuları arasında yer aldı. Darülfünun’da sosyoloji dersleri verdi. I. Dünya Savaşı sonrası görevlerinden alındı. Malta sürgününe gönderildi; bu dönemdeki yazışmaları *Malta Mektupları* adıyla kitaplaştı. Geri döndü, telif ve tercüme heyeti başkanlığı yaptı. 1923’te TBMM’ye Diyarbakır mebusu olarak katıldı. 1924’te İstanbul’da kısa bir hastalık sonucu vefat etti.