Neler Oluyor?
01-01-1800 - 01-01-1866
Kayseri’nin Develi ilçesi Everek Köyü’nde doğdu. Bir imamın oğlu olan Seyranî, önce babasından ders aldı, ardından iki yıl kadar medreseye devam etti. O dönemde Develi, âşıkların uğrak yeri olarak biliniyordu.
Genç yaşta saza ve şiire ilgi duydu. Kısa sürede olgun ve usta bir âşık oldu. İstanbul’a giderek semai kahvelerindeki atışmalara katıldı. Bu ortamlarda devlet büyüklerini eleştiren taşlamalarıyla dikkat çekti ve başı derde girince Develi’ye dönmek zorunda kaldı. Daha sonra Halep’e gidip geldi; dönüşünde içkiye düştüğü ve sıkıntılı günler yaşadığı rivayet edilir.
Şiirlerinde haksızlığa, yolsuzluğa, rüşvete, adaletsizliğe ve cahilliğe karşı çıktı. Devlet büyüklerine yönelttiği taşlamalarında cesurdu. Hece ölçülü şiirlerinin yanı sıra aruzla yazdığı şiirleri de vardır. Heceli şiirlerinde yalın bir Türkçe kullanmış, çoğunlukla koşma türünde eserler vermiştir. Şiirleri Develi ağzının özelliklerini yansıtır.
Fuzulî, Yunus Emre, Karacaoğlan, Âşık Ömer ve Gevherî’den etkilenmiştir. 1866’da öldüğü kabul edilen Seyranî’nin şiirleri, zaman zaman çağdaşı Ispartalı Seyranî’nin şiirleriyle karıştırılmıştır.