Safevî şeyhi Şeyh Haydar ile Akkoyunlu Uzun Hasan’ın torunu Halime Begüm’ün oğludur.
Küçük yaşta siyasi çalkantılar içinde büyüdü; Gîlân’da koruma altında yetişti. 1501’de Tebriz’i alıp
tahta çıktı ve “Şah” unvanını aldı. Doğuda Özbek Şeybânî Han’ı yendi (1509); Osmanlılarla
gerilim Çaldıran (1514) savaşıyla zirveye çıktı. Yenilgi sonrası sarsıntılara rağmen
düzeni sağladı; 1524’te Tebriz’de vefat etti, Erdebil’de Şeyh Safî’nin yanına defnedildi.
Sanat ve Himaye
Şah İsmail yalnız şair değil, güçlü bir sanat hamisi idi. Tebriz–Kazvin–İsfahan hattında hat ve
nakkaşhaneler altın çağını yaşadı; Behzâd, Sultan Muhammed, Mir Ali, Şah Mahmud Nişâburî gibi
isimler saray çevresinde üretim yaptı. Türkçe şiire sarayda yüksek itibar kazandırdı; bu çizgi
şehzadeler döneminde de sürdü.
Edebî Kişiliği
Ağırlıkla gazel, kaside ve mesnevi formlarında; dil olarak Azerî Türkçesi.
Temalar: aşk, Ali muhabbeti, rezm–bezm imgeleri, tasavvufî lirizm.
Nesîmî, Nevâyî ve Osmanlı şairleriyle nazire geleneği içinde karşılıklı etkileşim.
“Hatâyî” mahlasının ünü nedeniyle, sonraki yüzyıllarda birçok şiir ona da izafe edilmiştir.
Başlıca Eserleri
Dîvân-ı Hatâyî — Gazel ve kasidelerden oluşan ana eseri; hem Türkçe hem az sayıda Farsça şiir içerir.
Dehnâme — Aşk konulu mesnevi (hezec: mef‘ûlü mefâ‘ilün fe‘ûlün); “on mektup” geleneğinin Türkçe örneği.
Nasihatnâme — Dinî–öğretici küçük mesnevi (mefâ‘îlün mefâ‘îlün fe‘ûlün).