II. Mahmut (20 Temmuz 1785 – 1 Temmuz 1839)
Osmanlı padişahı. Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması (Vaka-i Hayriye), modern ordu ve kurumların tesisi, idari ve toplumsal ıslahatlarla imparatorluğun geç modernleşme hamlesine yön vermiştir.
II. Mahmut, 20 Temmuz 1785’te İstanbul’da doğdu. Babası I. Abdülhamid, annesi Nakşidil Sultan’dır. Şehzadeliğinde din ve fen ilimleri, askerî teknik bilgiler ve devlet idaresi konularında devrin seçkin âlimleri tarafından yetiştirildi.
Amcası III. Selim’in yenilikçi düşüncelerinden etkilenen II. Mahmut, Kabakçı Mustafa İsyanı sonrasında tahta geçen IV. Mustafa’nın Alemdar Mustafa Paşa tarafından tahttan indirilmesinin ardından, 28 Temmuz 1808’de 23 yaşında Osmanlı tahtına çıktı. Avrupa’daki yenilikleri yakından takip ediyordu.
Tahta Çıkış ve İlk Girişimler
Tahta geçişine destek veren Alemdar Mustafa Paşa’ya geniş yetkiler vererek “ayanlar” sorununu çözmek istedi. 29 Eylül 1808’de İstanbul’da toplanan ayanlar hükümet emirlerine uyacaklarına dair Sened-i İttifak’ı imzaladılar. Ancak belgenin padişahı ayanlar karşısında zayıf gösterdiği gerekçesiyle kısa sürede yürürlükten kaldırıldığı kabul edildi.
III. Selim’in çizgisini sürdürerek Nizâm-ı Cedîd’i Sekbân-ı Cedîd adıyla yeniden teşkil etti. Maaşların yüksekliği ve teşkilatın güçlenmesi Yeniçerileri rahatsız etti; çıkan isyanda Alemdar Mustafa Paşa hayatını kaybetti ve 18 Eylül 1808’de Sekbân-ı Cedîd lağvedildi.
Dış Siyaset, İsyanlar ve Anlaşmalar
II. Mahmut tahta çıktığında 1806–1812 Osmanlı–Rus Savaşı sürüyordu. Yıpratıcı savaş, 28 Eylül 1812’de Bükreş Antlaşması ile son buldu; Sırplara bazı haklar tanındı. Ardından Sırbistan’daki bağımsızlıkçı hareket üzerine sefer düzenlendi; Belgrad ve Semendire kaleleri geri alındı.
Milliyetçilik dalgasıyla 1821’de Mora’da başlayan Yunan isyanı kısa sürede adalara, Atina ve Teselya’ya yayıldı; Eflak’ta da isyan çıktı. Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Mora ve Girit valilikleri karşılığında isyanı bastırdı. Yunan bağımsızlığını destekleyen İngiltere, Fransa ve Rusya’nın donanmaları 20 Ekim 1827’de Navarin’de Osmanlı donanmasını yaktı.
Bunu müteakip Rusya ile savaş yeniden başladı. Yeni kurulan ordunun teşkilâtı henüz oturmadığından başarı elde edilemedi; Rus kuvvetleri Tuna’yı aşıp batıda Edirne’ye, doğuda Erzurum’a kadar ilerledi. Osmanlı Devleti barış istemek zorunda kaldı ve 14 Eylül 1829’da Edirne Antlaşması imzalandı. Antlaşmayla Yunanistan’ın bağımsızlığı kabul edildi; Eflak ve Boğdan üzerinde Rus nüfuzu arttı. (Ayrıca, 1828’de İran–Rusya arasında imzalanan Türkmençay Antlaşması ile Revan ve Nahçıvan hanlıkları Rusya’ya geçti.)
Fransa, 1830’da Cezayir’i işgal etti. Bu esnada Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Suriye valiliğini talep ederek isyan etti; oğlu İbrahim Paşa komutasındaki kuvvetler Kütahya’ya kadar ilerledi. Rusya’dan yardım isteyen Osmanlı Devleti, Avrupa dengesini kaygılandırınca arabuluculukla 8 Nisan 1833’te Kütahya Antlaşması yapıldı: Mehmed Ali Paşa’ya Mısır ve Suriye; İbrahim Paşa’ya Adana muhassıllığı verildi. Ardından 8 Temmuz 1833’te Rusya ile savunma ittifakı niteliğindeki Hünkâr İskelesi Antlaşması imzalandı.
İngiltere’nin ticari baskıları sonucu 16 Ağustos 1838’de Baltalimanı Ticaret Antlaşması imzalandı; İngilizlere geniş imtiyazlar verildi, iç tekel sistemi (yed-i vahid) kaldırıldı.
Vaka-i Hayriye ve Ordu Islahatı
Yeniçeri Ocağı’nın düzensizliği ve asayişi bozması karşısında II. Mahmut, reformları gizlice hazırladı ve 15 Haziran 1826’da çıkan büyük ayaklanmayı bastırarak ocağı kaldırdı. Tarihe Vaka-i Hayriye (Hayırlı Olay) diye geçen bu hamlenin ardından Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye adlı modern ordu kuruldu.
İdarî, Hukukî ve Eğitim Reformları
Divan teşkilatı kaldırılarak modern bakanlıklar (nazırlıklar) kuruldu; başvekalet, maliye, dahiliye, hariciye ve evkaf nezaretleri teşkil edildi. Yüksek memurların mallarına el konulmasını (müsadere) kaldırdı. İdari ve askerî konuları görüşmek üzere Dar-ı Şûrâ-yı Askerî, yüksek yargı ve idare için Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye kuruldu.
İlköğrenimi zorunlu ve parasız ilan etti; rüştiyeler açıldı. Devlet memuru yetiştirmek için Mekteb-i Maârif-i Adliye kuruldu; 1827’de Tıbbiye ve Harbiye açıldı. Bu okullar için çok sayıda eser Osmanlıcaya tercüme edildi.
Kıyafet Nizamı ve Toplumsal Düzenlemeler
3 Mart 1829’da çıkardığı kıyafet nizamıyla devlet memurlarının kavuk, sarık, şalvar ve çarık giymeleri yasaklanarak fes, pantolon ve ceket esas alındı. Kendisi de setre–pantolon giyip sakalını kısalttı; padişah portresinin devlet kurumlarına asılmasını kararlaştırdı.
1831’de sadece erkek nüfusu kapsayan sayım yapıldı; yaklaşık 8 milyon Müslüman ve 4 milyon Hıristiyan tespit edildi. 1 Kasım 1831’de ilk resmî gazete Takvim-i Vekayi yayımlandı; posta teşkilatı kuruldu, 1838’de ilk karantina uygulaması başlatıldı. İç ve dış seyahat kuralları belirlenerek ülke içinde mürur tezkeresi, yurt dışına çıkışlarda pasaport şartı getirildi.
Mimari Faaliyetler
Bayezid Yangın Kulesi; Unkapanı–Azapkapı arasındaki Mahmudiye Köprüsü (bugünkü Unkapanı Köprüsü); Beylerbeyi ve Çırağan sarayları; Tophane’de Nusratiye, Bahçekapı’da Hidayet, Üsküdar’da Adliye ve Arnavutköy sahilinde Tevfikiye camileri onun devrinde yaptırıldı veya tamir ettirildi. Halid bin Velid Türbesi’ni onartıp kitâbesini kendi hattıyla yazdığı rivayet olunur. “Adlî” mahlasıyla şiirler de kaleme aldı.
Vefatı
Mısır meselesi kesin olarak çözülememişken II. Mahmut 1 Temmuz 1839’da verem sebebiyle vefat etti ve Divanyolu’ndaki II. Mahmut Türbesi’ne defnedildi. Yerine oğlu I. Abdülmecid tahta geçti.