Divan / Yazılı Edebiyat · 19. yüzyıl · Anadolu – Osmanlı – Türkiye
ISBN: 978-9944-237-86-4
Hayatı
Yozgat’ın Teke Mahallesi’nde 1268/1850 yılında doğdu. Asıl adı Mehmed Sa‘îd Fennî’dir.
Şiirlerinde çoğunlukla Fennî, bazı şiirlerinde ise Sa‘îd mahlasını kullandı.
Yozgat eşrafından, Sâdıkî mahlaslı şair Kadı-zâde Hacı Sâdık Efendi’nin oğludur.
Kardeşi Mahmûd Efendi de Aşkî mahlaslı bir şairdir; böylece Fennî, şair ve kültürlü
bir aile ortamında yetişmiştir.
Öğrenimini Yozgat’ta Demirli Medrese’de tamamladı. Babasından ve Yozgatlı Âkif Paşa’nın
yeğeni hattat Ömer Râgıb Efendi’den Arapça, Farsça ve hat dersleri aldı.
1292/1875’te ilk memuriyeti olan Yozgat Tahrirat Kalemi mukayyidliğine başladı.
Birinci Mübeyyizlik, İdare Meclisi başkâtipliği ve Vergi başkâtipliği gibi görevlerle
on altı yıl Yozgat’ta çalıştı.
Daha sonra Kayseri’de, Boğazlıyan ve İncesu’da Şer’iye Mahkemesi kâtipliği,
Bidayet Mahkemesi başkâtipliği ve adliyenin çeşitli dairelerinde yaklaşık on yıl
görev yaptı. Ardından Kalecik, Yabanâbâd (Kızılcahamam) ve Sivrihisar’da çeşitli
memuriyetlerde bulundu; daha sonra Ankara Valiliği Vergi başkâtipliği ve Tahrirat
kâtipliğine getirildi. Ankara valisi Âbidîn Paşa’ya gönderdiği bir şiirle onun
dikkatini çekerek iltifatına mazhar oldu ve İdare Meclisi başkâtipliğine terfi etti.
Bu görevdeyken Ankara İdâdisi’nde yazı ve edebiyat, 1329/1911’de ise Ankara Erkek
Öğretmen Okulu’nda hüsn-i hat muallimliği yaptı.
Daha yüksek görevlere lâyık olduğunu düşündüğü hâlde bunun gerçekleşmemesi
üzerine memuriyetten ayrıldığı, bazı rivayetlere göre emekli olduğu belirtilir.
1336/1918 yılında Ankara’da vefat etti. O dönem Namazgâh denilen, bugün
Etnografya Müzesi’nin bulunduğu kabristana defnedildi; bu kabristanın kaldırılması
üzerine kabri Cebeci/Gülveren Asrî Mezarlığı’na nakledilse de günümüzde yeri
bilinmemektedir.
Edebi Kişiliği ve Eserleri
Fennî’nin bilinen tek eseri Dîvân’ıdır. Ali Şakir Ergin tarafından,
damadı Ali Haydar Ocakçıoğlu’ndan temin edilerek yayımlanan bu divanda;
13 münâcât, 10 na‘t (gazel ve kaside tarzında), 27 kaside, 4 muhammes,
8 tahmis, 4 müseddes, 3 müsebba‘, 1 müsemmen, 2 taştir, 246 gazel,
3 müstezad, 22 tarih manzumesi, 9 şarkı, 1 lugaz, 24 kıt‘a, 31 müfred,
hece vezniyle yazılmış 6 şiir, 1 Arapça ve 5 Farsça şiir yer alır.
Şair ve kültürlü bir ailede yetişen Fennî, daha öğrencilik yıllarında
şiir ve edebiyatla meşgul olmaya başladı. Güçlü şairliğinin yanı sıra çok
iyi bir hattat ve hakkâktır. Yazdığı hat örnekleri sanat değeri yüksek
levhalar, kazıdığı mühürler ise ince işçilikleriyle tanınır. Buğday ve
pirinç taneleri üzerine İhlâs ve Âyetelkürsî sûrelerini yazdığı,
tırnaklarıyla kabartma yaparak kâğıt üzerine yazı ve desenler oluşturduğu,
ayva ve ceviz yapraklarının gözenek aralarını boşaltarak yazılar yazdığı
rivayet edilir.
Babası Hacı Sâdık Efendi ve amcazâdesi Ömer Râgıb Efendi’nin tasavvufî
şiirlerinden etkilenerek ilk şiirlerini onların çizgisinde kaleme aldı.
Zamanla şiir sanatını geliştirdi; Fuzûlî, Bâkî, Nâbî ve Nedîm gibi
divan edebiyatının büyük şairlerine tahmisler, nazire gazeller yazarak
üstün sanat gücünü gösterdi. Çeşitli sebeplerle gurbete çıktığı yerlerde
üdeba meclislerine girmiş, meşhur kimselere mühürler kazımış, kasideler
ve nazireler yazmış, önemli olaylar için tarih manzumeleri söylemiştir.
Divanı incelendiğinde Fennî’nin Yozgat’ın yetiştirdiği en önemli şairlerden,
hatta belki de en büyüğü olduğu görülür. Divanı ve diğer şiirleri sağlığında
basılmamış olmasına rağmen, münâcâtları, gazelleri ve dörtlükleri halk arasında
dilden dile dolaşmıştır. Soylu ve dindar bir aileden geldiği için tasavvuf
yoluna da girmiş, Nakşibendî şeyhi Ahmed Hüsâmeddîn Efendi’ye tam bir
teslimiyetle intisap etmiştir.
Eserlerinden Örnekler
Gazel
Nâdân ile sohbetde letâfet bulamazsın
Hayvân ile ülfetde nezâket bulamazsın
Lezzetli sühan ârife ehl-i dile mahsûs
Her lehcede her lebde uzûbet bulamazsın
Pek çok bulunur mevsim-i miknetde ahibbâ
Ammâ dem-i nekbetde ri'âyet bulamazsın
Dâ’im nazar-ı dikkatini sîrete atf et
Sûretde kıyâfetde kerâmet bulamazsın
Ferrâceye destâra verilmişse kemâlât
Germâbede ey hâce fazîlet bulamazsın
Ashâb-ı necâbetdedir envâ'-ı mekârim
Bed-mâyede âsâr-ı mürüvvet bulamazsın
Her bîşeyi arslan yatagı zann idiverme
Her beldede ashâb-ı fazîlet bulamazsın
Etme dil-i sûfîde taharrî-i muhabbet
İmkânı var mı buzda harâret bulamazsın
Ni'met bulayım dersen eğer zahmete katlan
Çekmem der isen zahmeti ni'met bulamazsın
İhlâs ile bir kâmile kıl arz-ı dehâlet
Yoksa iki âlemde selâmet bulamazsın
Fennî sakın ayrılma huzûr-ı urefâdan
Ünsiyyet-i câhilde halâvet bulamazsın
Var ise şeref afv u atûfetdedir ancak
Kin tutmada bir fazl u meziyyet bulamazsın
Münîf Bey'in Ankara Vâlîliğine Târîh
Zîver-i ser-defter-i sınıf-ı vulât
Nuhbe-i cumhûr-ı kibâr-ı sikât
Hâris-i sermâye-i fazl u şeref
Hâ'iz-i pîrâye-i hayr u sebât
Ya'nî Münîf Bey ki açıktır anın
Kudret ü ehliyyeti ez-her cihât
Ankara vâlîliğin ihrâz edip
Geldi ol insân-ı ferişte-simât
Makdemi târîhini ta'yîn içün
Şöyle du'â etdi benûn u benât
"Zeyyenehullâhu bi-âlâ'ihî
Şerrefehullâhu bi-tûli'l-hayât" (1327)
Kaynakça:
Ali Şakir Ergin (1996), Yozgatlı Mehmed Sa'îd Fennî Dîvanı, Ankara.
İbnü'l-Emin Mahmud Kemal İnal (1988), Son Asır Türk Şairleri, C. I, İstanbul: Dergâh Yay.
M. Öcal Oğuz (1994), Yozgat'ta Halk Şairliğinin Dünü ve Bugünü, Ankara: Kültür Bakanlığı Yay.
Madde yazarları: Prof. Dr. Mehmet Arslan – Dr. Öğr. Üyesi Gürol Pehlivan
Yayın Tarihi: 31.12.2014 · Güncelleme Tarihi: 02.12.2020
Henüz şiir eklenmemiş.
Henüz yorum yapılmamış, ilk siz yorumlamak istermisiniz?