Aşık Pervani̇

00-00-0000 - 00-00-0000

  • 13
    Şiir
  • 0
    Takipçi
  • 0
    Yorum

Âşık Pervani (İsmail Çelik)

Doğum: 5 Mart 1931, Havuzlu (Okar) Köyü, Yusufeli / Artvin
Vefat: 29 Şubat 2024, Eskişehir

Karadeniz yöresi, mani, türkü, destan, koşma ve güzelleme söyleyen çok sayıda halk şairi yetiştirmiştir. Sahil kesiminde kemençe ve tulum–zurna eşliğinde söyleyen şairler yaygınken, iç kesimlerde saz eşliğinde koşma, destan ve güzelleme söyleyen âşıklar çoğunluktadır. Sadece Artvin ve ilçelerinde 160’tan fazla şair yetişmiş, bunların 60’tan fazlası halk şairidir. Âşık Pervani de bu halk şairleri zincirinin önemli halkalarından biridir.

5 Mart 1931 tarihinde Yusufeli’nin Havuzlu (Okar) köyünde doğan İsmail Çelik, 19. yüzyıl halk şairlerinden İkrari’nin torunudur. Babası Ali, annesi Ayşe’dir. Kendi köyünde çiftçilikle geçinirken, köyün mezrası olan Satol Yaylası’nda çift sürerken uyuyakaldığı bir gün, geleneksel bade içme–rüya menkıbesiyle âşıklığa adım atar.

Rüyasında Hızır, İlyas ve Kutup Nebi ona Mısır’ın Kenan ilinde, asıl adı Ayşe, mahlası “Nazlıhan” olan kızı gösterirler. Pirlerin elinden bade içen İsmail, onlarla birlikte yedi deryayı dolaşır. Yedi deryanın suyuyla dönen bir değirmenin sahibi Narmanlı Sümmani’dir; Sümmani ölünce değirmen de durmuştur. Ona gösterilen yeni değirmenin ise sahibi yoktur. “Bu değirmen benim olmaz mı?” diye sorunca: “Oğlum, bu değirmen senin için yapılmıştır. On iki hicapta bu değirmenin taşları sanki kanat bağlamıştır, bundan ötesi karanlıktır.” cevabını alır. Değirmenin taşlarının hızla dönmesini görünce “Ne güzel dönüyor, ayni pervanaye benziyor” der; bunun üzerine pirlerden biri: “Bundan sonra senin âşıklar arasındaki adın Pervani’dir” diyerek ona mahlasını verir.

Pirler, İsmail’e mantık ve imlâ öğretip onu Nazlıhan’la nişanlarlar; ancak Hızır Nebi: “Oğlum Pervani, eyvah ki göreceğin bundan ibarettir; sana bundan sonra sevdiğine kavuşmak kısmet değildir.” der. Bu sözle birlikte menkıbe, ayrılık ve kavuşamama teması üzerine kurulmuş ilk şiirlere dönüşür; Pervani sevdiğine seslenir, Nazlıhan da ona karşılık verir. Bu rüya, onun bütün şiir hayatının ana damarlarından birini oluşturur.

Uyandığında gece yarısı olmuş, çifte koştuğu iki öküz uzaklaşmıştır. Henüz 18 yaşında olan İsmail, köyüne dönünce Osman adında bir marangoza dut ağacından bir saz yapmasını ister. Altı ay bekledikten sonra sazı eline alır ve şiirler söylemeye başlar. Köylüler onun gerçek bir âşık olup olmadığını anlamak için Zor (Esenyaka) köyünün ünlü âşığı Huzuri’yi getirirler. Huzuri, Pervani ile karşılıklı deyişir ve ayrılırken: “Sümmani’nin yadigârı size mübarek olsun” diyerek onu takdis eder. Pervani, 1949 baharında arkadaşı Osman Çolak (Sofu) ile Samikale’ye gidip Sümmani’nin mezarını ziyaret eder; mezarı başında bir koşma söyler ve kendini Sümmani geleneğine bağlar.

Erzurum, Erzincan, Sivas, Eskişehir, İstanbul demeden on beş yıl gurbet gezen Âşık Pervani’nin bugün elde bulunan yaklaşık 250 şiiri vardır. En çok Sümmani ve Huzuri’nin tesiri altında kalmış; aşk şiirlerinin yanı sıra tasavvufî içerikli şiirler de söylemiştir. Fuzuli’nin meşhur “Beni candan usandırdı…” gazelindeki söyleyiş zarafetini kendi semailerine taşımış; Yunus Emre’nin şiirlerine nazireler yazmış, özellikle son yıllarını tasavvufa yönelmiştir.

Yalnızca ilkokul tahsili olmasına rağmen, Hak aşığı olmanın verdiği ilhamla şiirlerine güçlü bir ifade ve duygu derinliği katmıştır. “Dost” ve “kemter” gibi Yunus’tan geçen kavramları ustalıkla kullanmış; hem semai tarzında aşk şiirleri hem de ilahî ve münacaat türünde derinlikli metinler ortaya koymuştur.

29 Şubat 2024 tarihinde vefat eden Âşık Pervanî (İsmail Çelik) için Eskişehir Alaaddin Camii’nde öğle namazının ardından cenaze töreni düzenlendi. Törene, mensubu olduğu Eskişehir Şairler Derneği Başkanı Kenan Demirel, dernek üyeleri, birçok şair ve sanatçı topluluğu katıldı. Sazı, şiirleri ve hikâyeleriyle son dönemin en önemli halk şairlerinden biri olarak kabul edilen, adına 644 şiirin kayıt altına alındığı üç kitabı bulunan Pervanî, gözyaşları arasında Eskişehir Asri Mezarlığı’na defnedildi.

Bade Menkıbesinden Koşmalar

Pervani’nin Nazlıhan’a Seslenişi

Dön beri dön beri yüzün göreyim Bir dakika karşımda dur da öyle git Eyledin cismimi hep kızıl yara Derin yaralarım sar da öyle git, Sevdiceğim ben karında ötüştüm Şirin dudu gibi lisan konuştum Göründün gözüme elimden kaçtın Bana bir teselli ver de öyle git. Bir telini vermem yüz bin liraya Neylerim ki perde geçti araya Cismimi düşürdün kızıl yaraya Yarama bir derman sar da öyle git PERVANİ'nin elden gitti cananı Gönül feryat eder eyler figanı Sevdiceğim bulam nerede seni Bari bir nişane ver de öyle git.

Nazlıhan’ın Cevabı

Dinle ey sevdiğim sefil Pervani Sana cemalimi görmek haramdır Erenler ki bize haram dediler Dünyada murada ermek haramdır Bu dünyada deremezsin gülümü Sümbüller kuşattı sağ ve solumu Sırma saçlarımı, ince belimi İnce beli sana sarmak haramdır Ara, görmek için düş gurbet ele Ben bir gülüm senin gibi bülbüle Sen bir bülbül oldun şol gonca güle Sana gonca gülü dermek haramdır, Od düştü de yakar benim içimi Sevdiceğim affeyle gel suçumu Gerdana dökülen sırma saçımı Senin için teli örmek haramdır Nazlıhan'ım bir murada eremem Haram derler pirler burda duramam Bu dünyada cemalini göremem Sana bir nişane vermek haramdır.

Tasavvufî Semai ve İlahi Örnekleri

Düşenler Böyle Sevdaya

Düşenler böyle sevdaya Yanıp ta püryan olmaz mı? Dalanlar muhit deryaya Coş edip umman olmaz mı? Çekerim aşkın narını Neylerim dünya varını Görenler Hak didarını Acaba hayran olmaz mı? Hakk'ı bilir halayıklar Hakk'ı zikreder sadıklar Aşk ile yanan âşıklar Bu dünyadan usanmaz mı? Var geçtim zevkle sefadan Gönül ayrılmaz Leyla'dan Pervani yandım sevdadan Cismim kana boyanmaz mı?

Hz. Muhammed İçin İlahi

Geldi nebiler serveri Doğdu cihana Muhammet Saçıldı mü'minler nuru İndi lisanı Muhammet. Bunca seksen bin alemin Hem peri hem de ademin Cümle Arap ve Acemin Dini, imanı Muhammet O'dur nebiler Sultanı Kör olsun sevmeyen onu Cem'etti Osman Kur'an'ı Duyuldu şan-ı Muhammet Zir ü zemin, asumanın Biz gibi mahcur kalanın Ağlayan Aşık Pervan'ın Derdi dermanı Muhammet.

İşte Geldik Gidiyoruz

Misafirhanedir dünya İşte geldik, gidiyoruz. Geçen günler oldu rüya İşte geldik gidiyoruz. Emekler oldu nafile Çektiğimiz bunca çile İnsan-ı kâmil bizimle İşte geldik gidiyoruz Kalır dünyada servetin Eğer verdinse zekatın Ameldir senin cennetin İşte geldik gidiyoruz Bu dünya sana kala mı? Mevla'dan yardım ola mı? Dilimiz mübin kelamı İşte geldik gidiyoruz. Üç günlük yalan dünyaya Emekler gitti havaya İşimiz kaldı kübraya İşte geldik gidiyoruz Ağlayanın yüzü gülsün Dünya malı sana kalsın Kalanlara selam olsun İşte geldik gidiyoruz Bu dünyaya konan göçer Yarap bizi etme naçar Hak Kerim'dir kapı açar İşte geldik gidiyoruz. Pervani arttı ahımız Affet Yüce Allah'ımız Topraktır son durağımız İşte geldik gidiyoruz.

Münacaat

Aşkın ile eyle hasta Kavuşmak isteriz dosta Tevhid ile son nefeste Ölenden eyle Allah'ım. Aşk bülbülü eyler dadı Zikretmede binbir adı Felah bulmaktır muradı Olandan eyle Allah'ım. Zat-ı mutlaksın Yarabbi Resube olmuşuz tabi Olsam ayağın turabi Sürenden eyle Allah'ım. Pervani kulun kemterin Ümmetiyiz Muhhemed'in Yarabbi, hüsn ü didarın Görenden eyle Allah'ım.

Aman Yarab Kusurumu

Aman Yarab kusurumu Affetmek bir adalettir Sana karşı günahım çok Benim için rezalettir Düşmüşüm ah ile zara Aldandım nefs ü envara Elim boştur yüzüm kara Affolursam ne devlettir. Düşünüp de fikir etmek Birliğine şükür etmek Seni daim zikir etmek Bana lütf u saadettir. Pervani bu dünya fani Eyleme cürmü, isyanı Zikreyle Gani Yezdanı Şefaatçı Muhammet'tir.

Henüz yorum yapılmamış, ilk siz yorumlamak istermisiniz?
Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Üye Girişi Yapınız.

Anadolu Şairleri

Abdürrahim Karakoç

7 Nisan 1932 , Perşembe


Necip Fazıl Kısakürek

26 Mayıs 1904 , Perşembe


Ece Ayhan Çağlar

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Ali Şir Nevai

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Latifi

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Hızri

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Rüştü Onur

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Feymani

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Feyzi Halıcı

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Deryami

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Coşkuni

30 Kasım -0001 , Pazartesi


İhsan Ozanoğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Devrani (hasan Tutal)

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Salih Hayri

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Emin Bülent Serdaroğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


ŞİİR BİR TUTKUDUR

Anne Şiiri - Arif Nihat Asya

6 Kasım 2025 , Perşembe - 15:46:57


Ahmet Selçuk İ̇lkan-Baba

15 Şubat 2023 , Çarşamba - 20:13:57


Vişneçürüğü Şiirler Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:26


Kılıç Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:25


Bir Ölü Macar Cambazı Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:24


Sadrazam Alayı Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:22


Denizin Altındaki Bandolar Şiiri - Ece A ...

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:21


Anahtarlar Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:20


Sonraları Sanskritçe Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:19


Açık Atlas Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:18


Çapalı Karşı Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:17


Şiirin Deniz Kıyısındaki Sesi

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:16


Benares'in Ölünmüş Kadınları

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:14


Ey Kanatsızlık Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:13


Kınar Hanımın Denizleri Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:11