Hacı Taşan

00-00-0000 - 00-00-0000

  • 42
    Şiir
  • 0
    Takipçi
  • 0
    Yorum

Hacı Taşan

1930 – 9 Mart 1983 · Keskinli mahalli sanatçı · Orta Anadolu abdal/aşiret müziğinin usta yorumcusu

“Türkü Yozgat’ta doğar, Kırşehir’de oyun havası olur, Keskin’de elenir” sözünün en güçlü karşılığı; Keskin havalarının ağırbaşlı, durulmuş lirizmini sazı ve sesiyle bütünleştiren usta.

Yöre, Keskin ve Müzikal Zemin

“Türkü Yozgat'da doğar, Kırşehir'de oyun havası olur, Keskin'de elenir” sözü, Yozgat, Kırşehir ve Keskin’in hem komşu olmasına hem de türkülerin karakterinde taşıdıkları farklı renklere işaret eder. Nida Tüfekçi ile güçlü temsilcisine kavuşan Yozgat türkülerinin zengin kaynakları, Neşet Ertaş’la rafine yorumcusuna kavuşan Kırşehir türkülerinin canlı ve dinamik yapısı yanında, Keskin türkülerinde durulmuş, ağırbaşlı bir lirizm hemen fark edilir.

İcra tavrı bakımından Yozgat’a, müzikal yapı ve form olarak Kırşehir’e yakın duran Keskin havaları, adeta bu iki yörenin türküleri elekten geçirilip yeni bir senteze tabi tutulmuş gibi klasik ve oturmuş ezgilerdir. Hacı Taşan, bu seçkin Keskin türkü ve halaylarını çalıp söyleyen bir sanatçı olarak, Keskin folklor musikisinde büyük ağırlığa sahip hemen hemen tek isimdir. Keskin türküleri nasıl onunla en usta yorumcusuna kavuşmuşsa, Hacı Taşan’ın ismi de bu güzelim Keskin havalarıyla özdeşleşmiştir.

Hayatı ve Kökeni

1930 yılında doğan Hacı Taşan, aslen Kırtıllar köylüdür. Kırtıllar, o yıllarda “abdal” aşiretinin en yoğun yaşadığı köylerden biridir. Büyük bozlak ustası Muharrem Ertaş da bu köyden, Neşet Ertaş’ın doğum yeri de yine Kırtıllar’dır. Toprağı insanını varlıklı kılmaz; ama dünyanın en zengin nağmelerini taşıyan, en içli, en yanık türkülere can verir. Bu yoksul bozkır köyü, Anadolu halk müziği içinde “Anadolu blues”u olarak nitelendirilebilecek abdal/aşiret müziğine kaynaklık eder.

Zamanla, ekmek parası başta olmak üzere çeşitli sebeplerle Kırtıllar boşalır, köy bugün metruk bir hâle gelir. Hacı Taşan’ın babası davulcu Abdullah Çavuş, Hacelobası’ndan evlendiği için oraya göçer. Bağlamayı çok seven bir ana ile ünlü bir davulcu olan babanın dört çocuğundan biri olan Hacı, on iki yaşlarında saz çalmaya başlar. Babası, dönemin ustalarından Yusuf Usta’ya iyi bir saz yaptırır ve Hacı’yı, Seyfeli (sonra Barak) köyünde oturan üstat Muharrem Ertaş’a çırak verir. Böylece Hacı Taşan, bu müziğin tek ve en etkili eğitim şekli olan “usta–çırak” ilişkisiyle yoluna başlar.

Muharrem Ertaş’ın Çırağı ve Düğün Geleneği

Muharrem Ertaş, Hacı Taşan’ı yanına alarak bu müziğin hem öğrenildiği hem de en çok icra edildiği yerler olan düğünlere götürür. “Düğün çalgıcılığı” onlar için çoğu zaman tek ve en önemli meslektir. Fakat düğünlerdeki ağır içki ve sefahat ortamı, bu insanların ruhen ve bedenen hızla yıpranmasına ve genç yaşta ölümlerine sebep olur. Hacı Taşan 9 Mart 1983’te geçirdiği üçüncü kalp krizinde, 53 yaşında vefat etmiştir. Aynı geleneğin bir başka ustası Çekiç Ali ise 39 yaşında hayatını kaybetmiştir.

Radyo, Derlemeler ve Türkiye’ye Açılan Kapı

Hacı Taşan, askerlik öncesinde çalıp söylemede hatırı sayılır bir ustalığa ulaşır. Askerliğini 1950’de İstanbul Maçka’da yapar. O günlerde Muzaffer Sarısözen’in yurdun dört bir yanını gezip türkü derlediği dönemdir. Sarısözen bir gün Keskin’e gelir, Halkevi binasında sanatçıları toplayıp “Folklor Saati” programında yer vermek için seçmeler yapar, Keskin’de bir hafta kalarak pek çok mahalli sanatçıdan türkü derler ve seslerini radyoda yayınlar. Hacı Taşan’ın radyo ile ilk ilişkisi böyle başlar.

Sarısözen, daha sonra da onu zaman zaman Ankara Radyosu’na davet ederek programlar yaptırır. Sarısözen’den sonra Nida Tüfekçi, Mustafa Geceyatmaz ve Ali Can’larla tanışır, radyoda düzenli programlar yapar. Neşet Ertaş’ın elinde sazıyla “radyoevine çıkmak” için Ankara’ya ilk gelişi de bu dönemden sonradır. Bir gün radyoda “Hacı emmisi”nin söylediği: “Aman aşağıdan Yusuf Paşam gelirken gelirken / Düşmanına karşı koyan merd olur...” bozlağını duyunca, “Madem Hacı emmimin söyledikleri radyoda çalınacak kadar kıymetli, o zaman benim okuyacaklarımı da yayınlarlar” diyerek Ankara’ya gelir. Daha sonra Hacı Taşan’la birlikte radyonun en sık program yapan mahalli sanatçılarından biri olur.

Repertuarı ve Eser Grupları

Hacı Taşan repertuar bakımından yörenin dışına pek çıkmaz; başta Keskin olmak üzere Yozgat, Kırıkkale, Kırşehir, Kaman ve Şereflikoçhisar çevresinin bozlak, halay ve türkülerini kendi üslubuyla çalıp söyler. Son yıllarında Pir Sultan Abdal, Deli Boran, Seyit Süleyman, Derviş Ali ve Dertli gibi halk şairlerinin şiirlerini de çeşitli formlarda ezgiler.

Eserlerini genel olarak üç ana grupta toplamak mümkündür:

  • Türküler / Semahlar – “Döndün mü benden yüzü dönesi” (Keskin Semahı) gibi eserler.
  • Halaylar / Oyun Havaları – “Arzu Kamber Halayı”, “Bugün ayın ışığı” gibi çok bilinen halay türküler.
  • Bozlaklar / Ağıtlar – “Ankara’da yedim taze meyvayı” (Keskinli Sefer’in ağıtı), “Akşamdan mı geçtin”, “Erciyes’ten duman kalktı”, “Giyindim kuşandım gittim düğüne” gibi pek çok ağıt ve bozlak.

Ünlü “Açtım perdeyi de turnamı gördüm” bozlağı için, içli bir hatırasını şöyle anlatır: “Kırıkkale’de hapse düşen çok sevdiğim dostum Necati, pencereden turna kafilesi görünce duygulanıp bir dörtlük yazar ve ‘Şunun sonunu da sen getir’ der. Ben de şiiri tamamlayıp sazımla okumaya başlarım.”

Tavır ve Üslup

Hacı Taşan’ın, Muharrem Ertaş gibi tiz perdelerde aynı parlaklığı koruyan bir sesi olmamakla birlikte, kendi rengi ve sınırları içinde oldukça güçlü bir sesi vardır. Asıl önemlisi, bu sesi kullanma biçiminden doğan belirgin üslubudur: gür ve dolu bir ses, sesi bazen öne bazen geriye atan ağız ve nefes kullanımı, tizlerde başarıyla uygulanan kafa sesi, sert–yumuşak trillerden oluşan gırtlak nağmeleri ve doğal vibrasyonlarla zenginleşen renkli bir okuyuş tarzı…

Bu tekniklerin sazına yansımasıyla, davul–zurna etkisinin hissedildiği lirik ama bir o kadar da canlı bir bağlama üslubu ortaya çıkar. Orta Anadolu müzik geleneğinde kendine özgü bir çizginin temsilcisi olan Hacı Taşan, ustası Muharrem Ertaş’tan yoğun biçimde etkilenmekle birlikte, hiçbir zaman taklide düşmeden kısa sürede kendi tavrını bulmuş, “nevi şahsına münhasır” bir sanatçı kişilik geliştirmiştir.

Aile, Kimlik ve Cerit Bağlantısı

Aslen Yozgat/Yerköy’ün “teflek” abdallarından olan eşi Naile Taşan, en küçük oğulları Sondur Taşan ile birlikte Akdere’de mütevazı bir gecekonduda yaşamını sürdürür. Hacı Taşan’ın Fethi, Seyfettin ve Sondur adında üç erkek, Bahalı, Nazlı, Güler, Sevda ve Sevdur adlarında beş kız çocuğu vardır. Erkek evlatları, dedelerinden miras kalan düğün çalgıcılığı geleneğini devam ettirmeye çalışırlar. Soyadı Taşan olan ve bugün Keskin’de aktif sanat hayatını sürdüren Kudret Taşan ve kardeşleri ise Hacı Taşan’ın yeğenleridir.

Repertuarındaki bozlaklar arasında Cerit Türkmenlerinin göç ve iskân meselelerini işleyen türküler de bulunur. Eşinin ifadesine göre Hacı Taşan kendisinin Ceritlerden olduğunu söylermiş. Cerit aşiretinin Keskin ve çevresinde iskâna tabi tutulup daha sonra Çiçekdağı, Kırşehir, Bozok (Yozgat) taraflarına dağıldığını anlatan tarihî bilgiler, onun Cerit kökenli olma ihtimalini güçlendirir. Dadaloğlu’na atfedilen:

Cerit Irak’a’dan sökün edince
Açılsın Urum’un yolu Cerid’in
Silsüpür oğlu Fettah beyim ölünce
Kırıldı kanadı kolu Cerid’in

“Billur Piyale” ve Mahalle Klasik Geleneği

Hacı Taşan’ın çalıp söylediği türküler arasında, farklı kaynaklardan beslendiği anlaşılan ve ayrı bir kültürel zenginlik taşıyan eserler de vardır. Bunlardan biri “Billur Piyale”dir. Kültür ve edebiyat dünyamızın önemli ismi Ahmet Hamdi Tanpınar, Beş Şehir adlı eserinde, bu türkünün Erzurum’da karşılaştığı varyantı üzerine dikkat çekici yorumlar yapar; türkünün “mahalle klasik” diye adlandırılabilecek bir orta sınıf musikisini temsil ettiğini söyler. Orta Anadolu’daki bu varyantın derlendiği kaynak kişi, bizzat Hacı Taşan’dır.

Mirası ve Üç Bozlak Ustası Arasında Yeri

Kalan Müzik’in “Arşiv Serisi” kapsamında yayınlanan Muharrem Ertaş albümü, devamında yayımlanan Çekiç Ali albümü ve Hacı Taşan kayıtlarıyla birlikte, Orta Anadolu abdal/aşiret müziğinin en özgün ve rafine örnekleri gün ışığına çıkmıştır. Bu üç bozlak ustası, müzikoloji tarihi açısından olduğu kadar Anadolu halk müziği ve genel musiki kültürümüz açısından da son derece önemli bir çizgiyi temsil eder.

Hacı Taşan, hem Keskin havalarının en güçlü yorumcusu, hem de Orta Anadolu bozlak geleneğinin vazgeçilmez halkalarından biri olarak, türkülerde yaşamaya devam etmektedir.

Bütün ahbaplar ansın adını
Anlayan alırdı onun tadını
Emmisi, dayısı, garip kadını
Döşeyin evleri Hacı geliyor
Bir garip ölümü acı geliyor

Hizmet için nice dağlar aşanı
Keskinli bilirler Hacı Taşan’ı
Bunca hizmetleri hani, boşa mı
Açılsın meydanlar Taşan geliyor
İnsan hizmetine koşan geliyor

Var mıdır insandan daha üstünü
Bir bilirdi düşmanını dostunu
Diksinler Keskin’e onun büstünü
Açılsın meydanlar Hacı geliyor
Bir garip ölümü acı geliyor

Anam Keskinlidir, babam Kırşehir
Gönülden geldi de eyledim kahır
Saygım var insana evveli ahir
Açılsın meydanlar Taşan geliyor
İnsan hizmetine koşan geliyor

Metin: Keskin, Yozgat ve Kırşehir yöreleri üzerine yapılmış derlemelerden; Hacı Taşan ve çevresine ait anlatılar ile Neşet Ertaş’ın ağıdından derlenmiştir.

Henüz yorum yapılmamış, ilk siz yorumlamak istermisiniz?
Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Üye Girişi Yapınız.

Anadolu Şairleri

Abdürrahim Karakoç

7 Nisan 1932 , Perşembe


Necip Fazıl Kısakürek

26 Mayıs 1904 , Perşembe


Aşık Coşkuni

30 Kasım -0001 , Pazartesi


İhsan Ozanoğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Devrani (hasan Tutal)

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Salih Hayri

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Emin Bülent Serdaroğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Fati̇h Kısaparmak

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Garip Aşık

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşıkpaşazade

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Yakup Kadri Karaosmanoğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Kerem

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Seyyid Nesimi

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Kati̇bi̇

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Öksüz DEDE

30 Kasım -0001 , Pazartesi


ŞİİR BİR TUTKUDUR

Düşürür-Coşkuni

16 Ocak 2026 , Cuma - 21:27:58


Ağlama-Coşkuni

16 Ocak 2026 , Cuma - 21:27:15


Kahve Bişdiği Yerde Şiiri - İhsan Ozanoğlu

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:44


Kara Kuzum Sana Çanlar Takayım

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:43


Kıyıktan Çıkdım Yoruldum

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:42


Mapushane Çeşmesi Şiiri - İhsan Ozanoğlu

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:41


Murat Reis Ey Der Hey Gaziler

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:39


Seher Vakti Bülbül Ağlar

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:38


Sivastopol Önünde Yatan Gemiler

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:37


Şu Çırdakdan Gece Geçtim

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:36


Şu Dağların Sisine Şiiri - İhsan Ozanoğlu

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:35



Toprakköprü Toprakköprü

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:32


Yine Cüda Düştüm Şiiri - İhsan Ozanoğlu

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:31


Yörü Çoban Yörü Var Git

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:30