BahtÎ (sultan I. Ahmed)

00-00-0000 - 00-00-0000

  • 1
    Şiir
  • 0
    Takipçi
  • 0
    Yorum

BAHTÎ (SULTAN I. AHMED)
Bahtî (Sultan I. Ahmed) – Sesli Biyografi

1590, Manisa – 22 Kasım 1617, İstanbul
Osmanlı padişahı, divan şairi, “Bahtî Dîvânı”nın müellifi

Hayatı

Sultan I. Ahmed, III. Mehmed’in Saruhan valiliği sırasında, 28 Nisan 1590’da Manisa’da doğdu. Annesi Handan Sultan’dır. Çocuk yaşta sıkı bir dinî terbiye almasına rağmen, saray içi çekişmeler ve babasının siyasî meşguliyetleri sebebiyle düzenli bir eğitim sürecinden geçemedi. Babası 22 Aralık 1603’te vefat edince, henüz on dört yaşındayken Osmanlı tahtına çıktı ve on dört yıl sürecek olan saltanatı başlamış oldu.

Tahta genç ve tecrübesiz olarak çıkmasına rağmen, zekâsı, samimiyeti ve dindarlığıyla kısa sürede temayüz etti. Avusturya ve İran savaşlarının, Celâlî isyanlarının ve iç karışıklıkların ortasında devleti ayakta tutmaya çalıştı. Aziz Mahmud Hüdâyî’ye bağlı bir derviş padişah olarak tanındı; Hüdâyî’ye duyduğu hürmet, onun hem iç dünyasını hem de idare tarzını şekillendirdi. Genç yaşta, bir Rum kızı olan Mahpeyker (Kösem Sultan) ile evlendi ve birçok şehzadenin babası oldu.

Sultan Ahmed, “şirpençe” olarak bilinen ağır bir hastalığa yakalandı ve elli bir gün süren rahatsızlığının ardından 26 Zilkade 1026’da (22 Kasım 1617) yirmi sekiz yaşında vefat etti. Kendi adıyla anılan Sultanahmet Camii’nin kuzeydoğu köşesindeki türbesine defnedildi.

Edebî Kişiliği ve “Bahtî Dîvânı”

I. Ahmed, küçük yaşlardan itibaren şiir söylemeye başlamış ve eserlerinde “Bahtî” mahlasını kullanmıştır. Dili sade, duygusu içten, tasavvuf ve aşk temaları güçlüdür. Münâcât, na‘t, gazel, rubâî, şarkı ve tarih manzumeleri divanının başlıca bölümlerini oluşturur.

Şiirleri dönem şairleri tarafından tahmis edilmiş, bazı manzumeler bestelenmiş ve Osmanlı mûsikisinde yer edinmiştir.

Seçilmiş Dörtlükler ve Günümüz Türkçesi

N’ola tâcum gibi başumda götürsem dâ’im Úademi naúşını ol ḥażret-i şâh-ı rusûlüñ Gül-i gülzâr-ı nübüvvet ol ḳadem ṣâḥibidür Aḥmedâ ṭurma yüzüñ sür ḳademine ol gülüñ
Günümüz Türkçesi:
Keşke her zaman, Peygamber Efendimizin o mübarek ayağının bastığı yeri başımda bir taç gibi taşıyabilsem. O ayak, nübüvvet bahçesinin gülüdür. Ahmed, sakın durma; yüzünü o gülün ayak izine sür, ondan uzak kalma.
Ey nigârum ‘âşıḳ-ı üftâdeñi yâd itseñ âh Bu dil-i vîrânemi luṭfuñla âbâd itseñ âh Baḥtî’yi yâd eylemez olduñ dirîġâ ey perî ‘Âşıḳ-ı dil-hasteñi bir laḥẓa dilşâd itseñ âh
Günümüz Türkçesi:
Ey sevgili, keşke bu zavallı, perişan âşığını bir ansan… Bu yıkık gönlümü bir lütfunla onarabilsen… Ah perî yüzlü sevgili, Bahtî’yi artık anmıyorsun bile. Bu gönlü yorgun âşığı bir an için olsun mutlu etsen ne olurdu?
Kûh-i ḥasret içre ḳaldum dostlar, çâre baña Deşt-i miḥnet içre ḳaldum dostlar, çâre baña Baḥtî’nüñ bu derd-i firḳat ile ḥâli nice olur Derd-i firḳat içre ḳaldum dostlar, çâre baña
Günümüz Türkçesi:
Ey dostlar, hasret dağları içinde kaldım; bana bir çare var mı? Sıkıntı çöllerinde yalnız başıma kaldım; bana bir çıkar yol yok mu? Bahtî’nin bu ayrılık derdiyle hâli nereye varır? Ayrılığın acısı içinde kayboldum; bana bir derman bulunmaz mı?
‘Aşḳ-ı dilberdür dilâ ḳalbe ṣafâ viren hemân Ṭâlib-i bî-rûḥ olurdı olmasa cism içre cân “Men ‘arafe” sırrın bilüp ol ‘ârif-i billâh olan Bir ṣafâya mâlikem şimdi ki baḳduḳça olur ‘Aks-i rûy-i dil-rübâ mir’ât-ı ḳalbümde ‘iyân
Günümüz Türkçesi:
Ey gönül, kalbe asıl huzuru veren sevgilinin aşkıdır. Bedende can olmasa, insan ruhsuz bir varlık olurdu. “Kendini bilen Rabbini bilir” sözünün sırrına eren arifler gibi, ben de özel bir huzura eriştim: Çünkü baktıkça, sevgilinin yüzünün yansıması kalbimin aynasında apaçık görünür oldu.
Henüz yorum yapılmamış, ilk siz yorumlamak istermisiniz?
Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Üye Girişi Yapınız.

Anadolu Şairleri

Abdürrahim Karakoç

7 Nisan 1932 , Perşembe


Necip Fazıl Kısakürek

26 Mayıs 1904 , Perşembe


Aşık Coşkuni

30 Kasım -0001 , Pazartesi


İhsan Ozanoğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Devrani (hasan Tutal)

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Salih Hayri

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Emin Bülent Serdaroğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Fati̇h Kısaparmak

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Garip Aşık

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşıkpaşazade

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Yakup Kadri Karaosmanoğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Kerem

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Seyyid Nesimi

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Kati̇bi̇

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Öksüz DEDE

30 Kasım -0001 , Pazartesi


ŞİİR BİR TUTKUDUR

Düşürür-Coşkuni

16 Ocak 2026 , Cuma - 21:27:58


Ağlama-Coşkuni

16 Ocak 2026 , Cuma - 21:27:15


Kahve Bişdiği Yerde Şiiri - İhsan Ozanoğlu

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:44


Kara Kuzum Sana Çanlar Takayım

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:43


Kıyıktan Çıkdım Yoruldum

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:42


Mapushane Çeşmesi Şiiri - İhsan Ozanoğlu

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:41


Murat Reis Ey Der Hey Gaziler

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:39


Seher Vakti Bülbül Ağlar

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:38


Sivastopol Önünde Yatan Gemiler

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:37


Şu Çırdakdan Gece Geçtim

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:36


Şu Dağların Sisine Şiiri - İhsan Ozanoğlu

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:35



Toprakköprü Toprakköprü

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:32


Yine Cüda Düştüm Şiiri - İhsan Ozanoğlu

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:31


Yörü Çoban Yörü Var Git

16 Ocak 2026 , Cuma - 20:51:30