Doğumu: 1402 veya 1404 – Amasya
Vefatı: 3 Şubat 1451 – Edirne
Osmanlı Devleti’nin 6. padişahı olan Sultan II. Murat, Fatih Sultan Mehmet’in babasıdır ve
Osmanlı’nın Fetret Devri sonrası tam anlamıyla toparlanmasını sağlayan hükümdardır.
Doğum yılı tarihçiler arasında tartışmalı olup 1402 veya 1404 olarak kabul edilir.
Saray eğitimini Bursa’da aldıktan sonra 1415’te Rum ve Danişmendiye valisi olarak görevlendirildi.
Bilim, kültür ve sanat hayatına verdiği önem ile tanınan II. Murat, görev yaptığı eyaletlerde
âlim, mutasavvıf ve şairlerden oluşan meclisler kurarak şehirlerin entelektüel gelişimine katkı sağladı.
Babası Çelebi Mehmet’in hastalanması üzerine Bursa’ya gelerek 25 Haziran 1421’de tahta çıktı.
Tahta geçişinin ardından Bizans’ın desteklediği amcası Mustafa Çelebi isyanıyla uğraşmak zorunda kaldı.
Zorlu mücadele sonunda Mustafa Çelebi 1422’de yakalanıp idam edildi ve Osmanlı’da birlik yeniden sağlandı.
Ardından Bizans ve Venedik’le siyasi denge politikaları yürüttü; Cenevizlilerle anlaşmalar yaptı.
II. Murat, Anadolu birliğini kurma çalışmalarını hızlandırarak Cüneyd Bey’i bertaraf etti ve
Menteşe ile Teke beyliklerini Osmanlı’ya kattı. 1429’da Germiyanoğlu Yakup Bey’in vasiyetiyle
Germiyan toprakları da Osmanlı’ya geçti. Bu dönemde Balkanlar’da Macar nüfuzunu dengelemek için
seferler düzenledi ve Selanik’i Venedik’ten geri aldı.
Balkanlarda Macarlarla mücadele ederken Arnavut ve Eflak isyanlarını bastırdı.
1438’de büyük Macaristan Seferi’ni düzenleyerek Tuna Nehri’ni geçip Erdel ve Eflak’a kadar ilerledi.
1440’ta Belgrad’ı kuşattı ancak alamadı. Aynı yıllarda çok sevdiği oğlu Alaaddin Ali Çelebi’nin ölümü
padişahı derinden etkiledi.
Edirne-Segedin Antlaşması ile batıda geçici bir barış sağlandı. Ardından tarihte eşi görülmemiş bir karar
alarak 1444’te tahttan çekildi ve yerine oğlu II. Mehmet’i geçirdi. Ancak Haçlı ordularının büyük tehdit
oluşturması üzerine yeniden ordunun başına çağrıldı.
1444 Varna Savaşı’nda Haçlıları kesin bir yenilgiye uğratarak Osmanlı’nın Balkan hâkimiyetini güçlendirdi.
II. Murat, 1450’de İskender Bey’e karşı Arnavutluk seferine çıktı.
1451’de Edirne’de felç geçirdi ve 3 Şubat 1451’de vefat etti.
Vasiyeti üzerine Bursa Muradiye Camii’ndeki oğlu Alaaddin’in yanına, üstü açık bir türbeye defnedildi.
Türbenin açık bırakılmasının sebebi, Allah’ın rahmetinin üzerine yağması arzusu olarak bilinir.