Asıl Adı: Ahmet | Doğum Yeri: Bayburt, Tahsini (Ozansu) Köyü
Hayatı ve Eğitimi
1850 yılında Bayburt'ta doğan Celâlî, küçük yaşta babasını kaybetmiş ve annesiyle birlikte dayılarının yanına sığınmıştır. Köyde çobanlık ve çiftçilik yaparak geçimini sağlamıştır. Okuma yazması olmadığı dönemlerde bile şiir söyleme yeteneğiyle dikkat çekmiş, ardından Sünür Köyü’nde "Hacı Hoca"dan medrese eğitimi alarak İslami ilimlerde derinleşmiştir.
Âşıklık Geleneği
Rivayete göre rüyasında bir Hak dostunun elinden bâde içerek âşık olmuştur. Şiirlerini sazsız ve irticalen (doğaçlama) söylemesiyle tanınır. Tasavvufi düşüncelerini halk diliyle harmanlayarak büyük bir ustalıkla dile getirmiştir.
Zorluklarla Geçen Bir Ömür
Hayatı boyunca çeşitli haksızlıklarla mücadele etmiştir. Miras meseleleri yüzünden dayılarıyla sorunlar yaşamış, dini görüşleri nedeniyle 11 ay hapis yatmış ve en yakın dostu Mahmut’un ölümüyle derin sarsıntılar yaşamıştır. Bu acılar, onun şiirlerindeki içli ve dokunaklı yapıyı besleyen temel unsurlar olmuştur.
"Beni kınamayın Hakk’ı sevenler / Rüzgâr esmeyince dal ırganır mı / Külli boş değildir aşka düşenler / Katre düşmeyince sel uyanır mı"
Edebî Mirası
Nakşibendi tarikatı terbiyesi alan Celâlî, hem beşerî hem ilahi aşkı konu alan 125'ten fazla şiiriyle tanınır. Yazılı bir divanı günümüze ulaşmasa da, şiirleri sözlü gelenek yoluyla korunmuş ve modern araştırmacılar tarafından derlenerek Türk halk edebiyatına kazandırılmıştır. 1915 yılında vefat etmiştir.