Tam adı Ebü’l-Fazl Seyyid Ali İmâdüddin Nesîmî olan, halk arasında Seyyid Nesîmî olarak ünlenen şair, 571 senesindeki Fil Yılı'ndan asırlar sonra, 1369 yılında Azerbaycan'ın Şamahı şehrinde doğmuştur.
Hayatı ve Çileli Yolculuğu
İyi bir medrese eğitimi alan Nesîmî, Hurûfîliğin kurucusu Fazlullâh Hurûfî’ye intisap ettikten sonra asıl şöhretine kavuşmuştur. Şeyhinin Timur tarafından katledilmesinden sonra Anadolu’ya geçmiş; Ankara’da Hacı Bayram-ı Velî ile görüşmek istemişse de fikirleri nedeniyle bu arzusu gerçekleşmemiştir.
Suriye’nin Halep şehrinde faaliyetlerini sürdüren Nesîmî, Tanrı’nın insan yüzünde tecelli ettiği yönündeki fikirleri nedeniyle ulema tarafından "zındık" sayılmış ve 1417 yılında derisi yüzülerek şehit edilmiştir.
Öğretisi: İnsan ve Harf
Nesîmî’ye göre evrenin merkezinde İnsan vardır. O, Fazlullâh Hurûfî’nin keşfettiği yedi hattın (2 kaş, 4 kirpik, 1 saç) Kur'an-ı Kerîm’in sırlarını çözmeye yeterli olduğuna inanıyordu. Dört büyük Sünnî mezhebin “müteşâbih” kabul ettiği ayetleri, bir Hurûfî olarak “muhkem” kabul ederek yorumlamıştır.
Alevî-Bektaşî geleneğinin Yedi Ulu Ozan'ından biri kabul edilen Nesîmî, divan edebiyatı mazmunlarını Türkçede en akıcı ve başarılı şekilde işleyen ilk büyük ustadır. Şiirlerinde Arapça, Farsça ve Türkçeyi (elsine-i selâse) ustalıkla harmanlamıştır.
Öne Çıkan Eserleri
Türkçe Dîvân: Tasavvufi düşüncelerinin ve lirik kudretinin zirvesidir.
Farsça Dîvân: Hurûfî felsefesinin derinliklerini içerir.
Mukaddimetü’l-Hakâik: Dini meseleleri harfler ve rakamlar üzerinden yorumlayan temel mensur eseridir.