Sun‘ullah Gaybî, XVII. yüzyıl Türk tasavvuf edebiyatının önemli mutasavvıf-şairlerinden biridir.
Kütahya’da doğmuş, Bayramî-Melâmî ve Halvetî geleneğe mensup olmuş, şiirlerinde
tecellî, devir nazariyesi ve insân-ı kâmil anlayışını işlemiştir.
1059 (1649) yılında İstanbul’a giderek Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi’ye intisap etmiştir.
Babası Müftî Derviş Ahmed Efendi olup Elmalılı Sinân-ı Ümmî’nin halifesidir.
Dedeleri de tasavvuf çevrelerinde tanınmış kimselerdendir.
İbrâhim Efendi’nin 1065 (1655) yılındaki vefatından sonra Kütahya’ya dönmüş,
burada eserlerini kaleme almıştır.
Bazı çevrelerde Hurûfî veya Bektaşî-meşrep olduğu ileri sürülmüşse de
kendi eserlerinde açıkça Halvetî ve Bayramî-Melâmî silsilelerine bağlı olduğunu belirtir.
Hayatının son dönemlerinde mülhidlik ithamlarına karşı bazı risaleler kaleme almıştır.
Son eseri Risâle-i Esmâ’yı 1087 (1676) yılında yazmıştır.
Türbesi Kütahya Musallâ Kabristanı’ndadır.
Edebi Kişiliği
Aruz ve hece vezniyle yazdığı şiirlerinde tasavvufun temel meselelerini işlemiştir.
“Keşfü’l-gıtâ” adlı 99 beyitlik manzumesi devir nazariyesini açıklaması bakımından meşhurdur.
Sade ve anlaşılır bir Türkçe kullanmasıyla dikkat çeker.
M. Fuad Köprülü tarafından Yûnus Emre takipçileri arasında değerlendirilmiştir.