(d. 1893 / ö. 1963)
Halk ve Divan Şairi (20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
Ahmet Çıtak, Hicri 1309, Miladi 1893 yılında Elbistan'ın Akpınar köyünde, yörenin köklü ve varlıklı ailelerinden birinin evladı olarak dünyaya gözlerini açmıştır. Kültürel birikimi ve eğitime önem veren ailesinin desteğiyle iyi bir yetişme dönemi geçiren şair, ilk olarak Yüzügüllü Ahmet Efendi'den özel dersler alarak feyzlenmiştir. Eğitim hayatına Kayseri'de medrese ve ardından İstanbul Rüştiyesi'ne devam ederek yön veren sanatçı, buradaki derin çalışmaları sayesinde Arapça ve Farsçayı çok iyi derecede öğrenmiştir.
Edebi dehasını henüz çocuk denecek yaşlarda kaleme aldığı ilk şiirleriyle gözler önüne seren Ahmet Çıtak, on yedi yaşında ilk evliliğini gerçekleştirmiştir. Hayatı boyunca üç kez evlilik bağı kuran usta şairin bu evliliklerinden dünyaya gelen on altı çocuğu, onun geniş bir aile bağına sahip olmasını sağlamıştır. Sanatçının üçüncü eşi olan Naciye Hatun, onun fıtri dünyasını, sanat aşkını ve karakteristik mizacını şu dokunaklı cümlelerle aktarmaktadır:
"Rahmetli şen bir yaradılışa sahip, deli dolu bir kimseydi. Düzenli bir hayatı yoktu. Sadeliği çok sever, ömrünün büyük bir bölümünü yaylalar ve dağlarda geçirirdi. Şiirlerini neşeli anlarında yazardı. Yaşadığım bir olayı unutamam: 'Köyde oturduğumuz için geceleri aydınlanmak için petrol lambası kullanırdık. Bir gece eşim aniden uyanarak şiir yazmak istemiş. Beni uyandırmaya kıyamamış. Kağıt ve kalemi bulamayınca, ocaktan eline bir kömür alarak şiirini duvara yazmış.'"
Kahramanmaraş'ın yetiştirdiği bu ulu çınar, Türk edebiyatında hem klasik halk edebiyatı hem de divan tarzı şiir geleneğinde nadide eserler ortaya koymuştur. İlhamını doğaçlama olarak dile getiren, doğmaca şiir söyleme yeteneği son derece güçlü olan ozan; çevreden gelen aşıklarla yaptığı usta işi atışmalarla adını tüm bölgeye duyurmuştur. Özellikle 1960 öncesindeki toplumsal ve siyasi dinamikleri eleştirel bir dille ele alan yergileri, onun ne denli güçlü bir kaleme ve toplumsal duyarlılığa sahip olduğunu tescillemiştir.
Hayatının büyük bir kısmını köyünde tarım ve hayvancılıkla uğraşarak, doğayla iç içe geçiren bu büyük değer, 18 Ocak 1963 tarihinde talihsiz bir trafik kazası geçirmiştir. Ahmet Çıtak, bu elim kaza sonucunda evladı ile birlikte hayata gözlerini yummuş ve memleketi Kahramanmaraş'ta ebedi istirahatgahına uğurlanmıştır. Şairin dillerden düşmeyen kıymetli eserleri, günümüzde edebiyat araştırmacıları tarafından derlenerek kitaplaştırılmakta ve Elbistan kültürünün en kıymetli hazinelerinden biri olarak Türk halk müziği ile halk edebiyatı arşivlerindeki yerini korumaktadır.