Soyca şair bir ailenin ilk erkek çocuğu olan Bahaettin Karakoç, Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesi doğumludur. Baba ve anne tarafları oldukça varlıklı ve hoca takımından olduğu için gözlerini dünyaya açtığında oyuncaklarla değil kitaplarla karşılaşmıştır. İlk öğrenimini sonradan Ekinözü adıyla ilçe olan Celâ köyünde, orta öğrenimini ise Adana-Düziçi ve Ankara-Hasanoğlan Köy Enstitülerinde tamamladı. İlkokul 3. sınıfına giderken bir haftada eski yazıyı öğrendi ve bir ayda da Kuran-ı Kerim'i aktardı. Ölünceye kadar yakasını bırakmayacak olan şiirin rüzgârına da aynı zaman diliminde yakalandı. 29 Ağustos 1944 tarihinde memurluğa atandı. Kahramanmaraş’taki sağlık kuruluşlarında 32 yıl 8 ay sağlık memuru olarak çalıştıktan sonra kendi isteğiyle emekli oldu.
Askerliğini yedek subay olarak İstanbul’da 3. Bağımsız Korugan Taburunda yaptı. 4’ü kız, 5’i erkek olmak üzere 9 çocuk babasıdır. İlk şiiri 1942 yılında “Yurt Gazetesi”nde yayınlandı ve böylece 63 yıllık sanat macerası başladı. 1960’lara kadar yazıp çeşitli dergilerde yayınlattığı şiirlerinin hiçbirini kitaplarına almadı. Esas sanat dönemi 1973’te yayınlanan Seyran kitabıyla başlar ve üslûbu netleşir. 1962’de Akşam Gazetesiyle Türk Kadınlar Birliği’nin ortaklaşa düzenledikleri Türkiye çapındaki bir edebiyat yarışmasında hikâye dalında “İsa ile İshak” adlı hikâyesiyle ikincilik ödülü aldı.
1983 yılında KASD (Kayseri Sanatçılar Derneği) tarafından yılın şairi seçildi. 1986 yılında “Bir Çift Beyaz Kartal” adlı kitabıyla şiir dalında Türkiye Yazarlar Birliği ödülünü aldı. 1986 yılında çıkarmaya başlayıp 37 sayı çıkardıktan sonra ekonomik sebeplerden dolayı kapatmak zorunda kaldığı “Dolunay Sanat ve Edebiyat Dergisi” ve 16 yıldır aralıksız gerçekleştirilen “Geleneksel Dolunay Şiir Şölenleri”yle şiiri ayağa kaldırmaya soyundu.
1989 yılında Kültür Bakanlığı’nın tercihi ile Türkiye’yi temsilen Strugua Uluslararası Şiir Akşamları Festivali'ne katıldı. 1991 yılında Diyanet Vakfı tarafından düzenlenen münacaat yarışmasında “Beyaz Dilekçe” isimli şiiriyle birincilik kazandı. 1993’te Kazakistan Almatı’da “Büyük Abay Ödülü”yle ödüllendirildi.
1997’de Malatya konulu şiir yarışmasında birincilik ödülü aldı. 1998’de “Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi Seviye” 6. sayısını; 2003’te “Mefkûre” Dergisi 11. sayısını Bahattin Karakoç özel sayıları olarak çıkardı. Türk Edebiyatı dergisi ise Temmuz 2003 sayısında onu kapak yaptı.
2003’te Türkiye Yazarlar Birliği "Şehrin Kapılarındaki Şair Bahattin Karakoç ve Türk Şiirinin Çeyrek Asrı” programını gerçekleştirdi. Çok sayıda bitirme ve yüksek lisans tezi yapıldı, şiirleri yabancı dillere çevrildi. 2004’te “Karacaoğlan Onur Ödülü”nü aldı.
Şiir Estetiği ve Tanımı
"Yarar yönünden ister meyve versin, ister gölge, ister yaş olsun ister kuru... Sağlam bir etik, ilkeli bir estetik ve helâl ölçekli bir yarar sarmalında şiir de tıpkı bir ağaç gibidir; sanatı besleyen bu üç ana arterdir."
"Kalbin bir zikir aracı olan şiir, trajik bir iç yangını, aşkın sıcak kanatları altında doğan bir kutsanmış sözler armonisi ve dört kelimeyle özetleyecek olursak evrensel bir dua biçimidir."
Edebi Şahsiyeti Hakkında
"Bahattin Karakoç kırk yıllık şiir maceramızın dünyasında kendi şiir tekkesinin şeyhi olanlardan. Üslubu, hassasiyeti ve form kullanmasıyla adeta bir şiir şeyhi..."
Prof. Dr. Sadık Kemal Tural
"Karakoç şiir altın arayıcısıdır ve fakat yalnız altın arayıcısı değil, o bir dil kuyumcusudur da..."
Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun