Necâtî Bey (1444/46, Edirne – 17 Mart 1509, İstanbul) Asıl adı Îsâ’dır. Çocuk yaşta Edirneli yaşlı bir hanım tarafından evlat edinilmiş, şiire yönelmesinde şair Sâilî’nin etkisi olmuştur. “Necâtî” mahlasıyla yazdığı şiirleriyle tanınmış, özellikle “Döne döne” redifli gazeli ile ün kazanmıştır. Şiirleri Ahmed Paşa aracılığıyla saraya ulaşınca Fatih Sultan Mehmed’in dikkatini çekmiş ve divan kâtipliği görevi verilmiştir. Ardından II. Bayezid döneminde de şehzadelerin divan kâtipliğini yapmıştır. Çok sevdiği Şehzade Abdullah ve Şehzade Mahmud’un ölümü üzerine mersiyeler yazmıştır. Hayatının son yıllarını İstanbul’da geçirmiş, Vefa’daki evinde ilim ve sanat sohbetleri düzenlemiştir. 17 Mart 1509’da vefat etmiş, öğrencisi Sehî Bey onun için mezar yaptırmış ve üzerine tarih beyitleri düşmüştür. Edebi Kişiliği Gazel tarzında yeni bir çığır açmış, atasözlerini şiirde olgunlaştırmıştır. Dili sade, üslubu etkileyici ve halk psikolojisine yakındır. Şiirlerinde mahallîlik, canlı tabiat tasvirleri ve nükteli ifadeler dikkat çeker. Redif ve kafiyelerinde çoğunlukla Türkçe kelimeler kullanmıştır. Şeyhî’yi üstat kabul etmiş, İran şairlerinden Câmî ve Nizâmî’yi beğenmiştir. Etkisi Mihrî Hatun, Revânî, Fuzûlî, Bâkî, Nedîm gibi pek çok şair onun şiirlerine nazîreler yazmıştır. Tezkire yazarları onu “şiirde eşsiz, atasözü söylemede üstat” olarak tanıtmışlardır. Eseri Necâtî Bey’in günümüze ulaşan tek eseri Divan’ıdır. Gazelleri, kasideleri ve mersiyeleriyle Osmanlı divan edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Şiirleri ve Slayt Gösterisi Tarayıcınız iframe'leri desteklemiyor.