Dıhyetü’l-Kelbî (r.a.)


Hz. Dıhye-i Kelbî (radıyallahu anh)

Cebrâil (aleyhisselâm)’ın sûretine girdiği sahâbî

Hz. Dıhye-i Kelbî (radıyallahu anh), sahâbe-i kirâmın sima bakımından en güzellerinden olup Kelb kabilesine mensuptur. Asıl adı Dıhye bin Halîfe’dir. Ticaretle meşgul olur, kabilesi içinde itibarlı ve zengin bir kimse olarak tanınırdı.

İslâm’dan Önceki Hâli

Müslüman olmadan önce de Resûlullah Efendimizi sever, ticaret için Medîne’den ayrıldığında her dönüşünde Peygamberimizi ziyaret eder ve hediyeler getirirdi. Ancak Resûlullah , bu hediyelere iltifat etmeyerek: “Yâ Dıhye! Beni memnun etmek istiyorsan îmân et, cehennem ateşinden kurtul.” buyurur, onun hidâyeti için duâ ederdi.

İslâm’a Girişi

Bedir Gazvesi’nden sonra Cebrâil (aleyhisselâm), Hz. Dıhye’nin îmân edeceğini Resûlullah’a haber verdi. Bunun üzerine Hz. Dıhye huzura geldiğinde, Peygamber Efendimiz hırkasını yere sererek onun oturmasını istedi. Hz. Dıhye hırkayı alıp yüzüne gözüne sürdü, başının üzerine koydu ve Kelime-i Şehadet getirerek İslâm’la şereflendi.

Cebrâil (a.s.) ile Benzerliği

Cebrâil (aleyhisselâm) birçok defa Resûlullah’ın huzuruna Hz. Dıhye’nin sûretinde gelmiştir. Resûlullah Efendimiz : “Dıhye-i Kelbî Cebrâil’e benzer.” buyurarak bu benzerliğe işaret etmiştir.

Bir gün Cebrâil (a.s.), Hz. Dıhye sûretinde mescide geldiğinde küçük yaşta olan Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin, onu Dıhye zannederek hediyelerini almak istemişlerdir. Bunun üzerine Cebrâil (a.s.) cennetten bir üzüm ve bir nar getirerek onlara ikram etmiştir.

Resûlullah’ın Elçisi Olarak Bizans’a Gönderilmesi

Hz. Dıhye-i Kelbî, Rumca’yı iyi bilirdi. Resûlullah Efendimiz onu Bizans Kayseri Heraklius’a elçi olarak gönderdi. Peygamberimizin İslâm’a davet mektubunu taşıdı. Mührü olmayan mektupların okunmadığını öğrenen Resûlullah , bu vesileyle gümüş bir mühür yaptırdı.

Hz. Dıhye, Heraklius’un huzurunda secde etmesi istendiğinde: “Biz Allah’tan başkasına secde etmeyiz.” diyerek bunu reddetti. Mektup okununca Heraklius, Resûlullah’ın hak peygamber olduğuna dair kuvvetli kanaatler edindi; ancak saltanat korkusuyla îmânını açıklayamadı.

Uskuf Dağatır Hadisesi

Bizans’ın büyük din âlimlerinden Uskuf Dağatır, Resûlullah’ın mektubunu okuyunca îmân etti; fakat bu durumu açıklayınca bağnaz kalabalık tarafından şehit edildi. Hz. Dıhye bu hâdiseyi Heraklius’a haber verdi.

Son Yılları ve Vefatı

Hz. Dıhye-i Kelbî (radıyallahu anh), Bedir Gazvesi hariç Resûlullah’ın bütün gazvelerine katıldı. Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer devirlerinde Şam seferlerinde ve Yermük Savaşı’nda bulundu. Şam’ın fethinden sonra Muzze’ye yerleşti. Hicrî 50 (Milâdî 672) yılında, Hz. Muâviye devrinde vefat etti.

Kaynak:
Siyer, tabakât ve klasik İslâm tarihi kaynaklarından derlenmiştir.