Gönlüm elden gitti sevdânın ne gâlip çengi var
Sevdiğim, imdâda gel gönlüme aşkın cengi var
Reng-i ruhsârın gibi her renginin hayranıyım
Vech-i bâkinin bu hayret-gehde yüz bin rengi var
Kâ’be âteş-hâne olmuş der gören vicdânımı
Sâz-ı Nâci sûzunun vicdân-fürûz âhengi var
GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ
Gönlüm elden gitti sevdânın ne gâlip çengi var
Günümüz Türkçesi: Gönlümün kontrolü gitti; sevdanın ne kadar galip, ne kadar güçlü bir oyunu/ahengi var ki…
Sevdiğim, imdâda gel gönlüme aşkın cengi var
Günümüz Türkçesi: Sevgilim, yetiş imdadıma; gönlümün içinde aşkın savaşları kopuyor.
Reng-i ruhsârın gibi her renginin hayranıyım
Günümüz Türkçesi: Yanağının rengi gibi, sende olan her renge (her hâle) hayranım.
Vech-i bâkinin bu hayret-gehde yüz bin rengi var
Günümüz Türkçesi: Bu hayretler âleminde, baki (ölümsüz/gönülde kalan) yüzünün bin bir türlü rengi, hâli var.
Kâ’be âteş-hâne olmuş der gören vicdânımı
Günümüz Türkçesi: Gören der ki: “Vicdanı, Kâbe bile bir ateşhâneye (yanan bir mekâna) dönmüş.”
Sâz-ı Nâci sûzunun vicdân-fürûz âhengi var
Günümüz Türkçesi: Naci’nin yanık nağmelerinin, vicdanı aydınlatan, içi yakan bir ahengi var.