Hafız-ı Şi̇razi̇

00-00-0000 - 00-00-0000

  • Okunma: 1
  • Gazeller Şiiri - Hafız-ı Şirazi
Şiir Sayfası

Gazeller Şiiri - Hafız-ı Şirazi

Gazel I Saki, dolaştır kadehi, sun bize. Aşk kolay göründü ilkin ama, ne güçlükler çıkmadı ki sonra. Umut içindeydi aşıklar sabâ dağıtacak sevgilinin zülfünü, getirecek misk kokusunu diye. Gönüller kan dolmuştu bekleyeceğim diye. Sevgilinin konağında güven olur mu? Çanlar çalar durur yükünüzü toplayın diye. Pirin derse “Bula seccadeni meye” Sâlik dediğin habersiz kalmaz yol yordamdan. Gece karanlık; Dalgalar ürkütüyor, Girdap korkunç! Ne bilir halimizi sahilde olanlar! Bencillikten çıktı adım kötüye, işim oldu tebah! Kurulmuş meclis bir kere, Hangi sır gizli kalır böyle? Huzur istiyorsan Hafiz, kaybolma onun gözünden. Kavuştunsa sevdiğine, sat anasını dünyanın! Gazel 2 İşim nasıl girer yoluna? Şans kim? Harab olmuş ben kim? Gör işte farla: O yol nereye Bu yol nereye gider? Usandım manastırından riyakârlık hırkasından! Meyhane nerde? Saf şarap hani? Salah ve takvanın rintlik ile ne ilgisi var sanki? Vaaz dinlemek nerede, rebap nağmesini dinlemek nerede! Ne anlar düşmanlar dost yüzünden? Ölgün kandil nerde? Parlak güneş nerde? Gözümüzün ilacıysa eşiğinin toprağı; Nereye gidelim, söyle, huzurundan? Görme sadece çenesinin çukurunu. Başka çukurlar var bu yolda. Nereye gidersin gönül böyle acele nereye? Geçti gitti vuslat zamanı; hey gidi hey! O gamzeler nerde? O çıkışmalar hani? Dostum; uyku durak bekleme Hafiz’dan. Karar ne demek? Sabır hani? Uyku nerde? Gazel 3 Şirazlı o dilber verse hani gönlümün muradım, Yanağındaki hint benine bağışlarım Semerkant’ı, hem Buhara’yı. Saki; ver şu ölümsüzlük şarabını. Bulamazsın Cennette zira Ruknâbâd ile Gulgeşt-i Musellâ kenarını. Elaman cilveli şehir âfetlerinden! El-aman! Bırakmadılar gönlümde sabır; hân-ı yağmâya döndüm! Sevgilinin cemali muhtaç mı yarım yamalak aşkımıza? Ne hacet bene, rastığa, allığa, yüz güzel olunca. Hani artardı ya günbegün Yusufun güzelliği; Anladım ki aşk, iffetten edermiş Züleyha’yı. ister küfret, ister beddua; dua ederim yine sana. Acı cevap ne yakışır şeker gibi lal dudağa! Söz dinle canım benim; Candan çok sever mesut gençler bilge pire kulak vermeyi. Çalgıcıdan, meyden dem vur, Arayıp durma feleğin sırrını. Hikmetle çözen çıkmadı; çıkmayacak zira bu muammayı. Hafız; bir GAZEL söyledin ki inciler deldin! Oku gel güzel güzel; Saçsın artık nazmına felek Süreyya incilerini. Gazel 4 Lütfet sabâ, söyle o güzel ceylana: Sen düşürdün bizi çöllere, dağlara. Ömrü uzun olsun, şu şekerci neden uğramaz şeker çiğneyen papağana? Ey gül; güzellik gururu mu izin vermeyen sana? Sormaz oldun hiç aşık bülbülü. Gönül erleri avlanır lûtf ile, iyi huyla. Akıllı kuş yakalanır mı ökseyle, kapanla? Neden aşinalık havası yok, bilmem, servi boylu, kara gözlü, ay yüzlülerde? Oturmuşsan dostla, çekiyorsan bâdeyi; Çıkarma aklından avucu boş sevenleri. Güzelliğine bulunur şu kusur ancak: Olmaz güzellerde sevgi ile vefa. Şaşılmaz hiç Hafiz’ın şiiriyle Zühre’nin şarkısı gökte, raksa getirse İsa’yı. Gazel 5 Halden anlayanlar, size diyorum: Gidiyor gönlüm elimden. İçimdeki sırlar çıkacak ortaya, eyvah, eyvah! Parçalandı gemimiz; Ey uygun rüzgar; es haydi; Olur ya, görürüm yine sevgilimin yüzünü. On günlük dünya hevesi bir masal bir yalan Dostum; fırsat bil dostlara iyiliği. Ne güzel şakıdı bülbül dün gece gül ile şarap meclisinde. Ey akşamdan kalmalar; atın mahmurluğu üstünüzden, için sabah şarabım. Hey cömert insan; esenliğin şükranesi olarak sor hele biçare yoksulun halini. İki dünyanın huzuru bağlı iki kelimeye: Dostlara mürüvvet, Düşmanla geçim. İyi şöhret sokağına almadılar bizi. Beğenmiyorsan eğer, değiştir haydi kaderi! Şu acı su var ya, sûfî “kötülüklerin naşı” der ona, güzelleri öpmekten tatlı gelir bana. Yoksulluk zamanı bak iyi yaşamaya, çek kafayı. Bu varlık kimyası zira Karun eder yoksulu, bînevayı. Serkeşlik etme aman! Bir kıskanırsa dilber, avucundaki taşı mum eder. Mey kadehi İskender’in aynasıdır sana bak, göstersin Dârâ’nın mülkünü sana. Farsça konuşan güzeller insan ömrüne ömür katar. Haydi saki; zahit rintlere müjde ver. Hafiz boşuna giymedi meye bulanmış şu hırkayı. Eteği temiz şeyhim, gel, mazur gör sen beni. Gazel 6 Kim götürecek dileğimizi sultanın adamlarına? Padişahlık hakkı için bizi gözden uzak tutma. Sığınırım Tanrıma şeytan huylu rakipten. Belki uzatır yardım elini o parlak yıldız. Siyah kirpiklerin verdiyse ölüm fermanımızı, ey sevgili, düşün kirpiğin hilesini, yanılma. Parlatmaya gör yanağını, yakarsın herkesin yüreğini. Çıkarın ne bundan? Geçinmeye gönlün yok. Her gece bekliyorum umutla seher yeli dost haberiyle alacak dostun gönlünü diye. Ey sevgili, kopardın aşıkların başına kıyamet. Canım, gönlüm feda olsun yüzüne; gösteriver yanağını. Allah aşkına bir yudum su ver seherleri kalkan Hafiz’a ki sabah duası kabul olsun, tesir etsin sana. Gazel 7 Sufi, saftır kadehin aynası. Gel de gör, neymiş lâl renkli meyin safâsı. Perde ardındaki sırlan sor mest olmuş rintlere. Yoktur zira bu hal makamı yüce zahitlerde. Anka kuşu av olmaz kimseye, topla ökseyi, kapanı, her zaman boş kalacak içi. Çek bir iki kadeh bade meclisinde Çek git sonra; Beklerim deme daimî vuslatı. Hey gönül, gitti gençlik elden. Dermedin hayattan bir demet gül. Yaşlandın artık, gösterme hüner ar namus adına. Çıkar hayatın tadım; Olmayınca nasibi zira Bıraktı Adem Cennet ravzasım. Çok aşındırdık eşiğini; hey efendi, merhamet et, gör yine şu fakiri. Hey saba; Mey kadehinin mürididir Hafiz. Ben bendesinden selam ilet Şeyh-i Câm’a. Gazel 8 Saki, kalk, ver şu kadehi; Sat anasını gamın, kederin. Şarap kadehini ver elime; Atayım sırtımdan şu mavi cübbeyi. Akıllılar kötüye çıkarır sarhoşun adını. Kim dinler şânı, şöhreti, ârı! Ver badeyi, haydi, nedir bu gurur bu çalım? Toprak yağsın serkeş nefsin başına! Yanık bağrımdan yükselen âh dumanı Yaktı bitirdi şu hamervahları. Âşık gönlümün sırrına mahrem yok ne halk ne âyan arasında. Bir sevgilim var; aram pek hoş. Dur durak bırakmadı hiç gönlümde. Kim görse gümüş tenli o selviyi Gözü görür mü artık çemendeki selviyi! Hafiz, katlanıver gece gündüz sıkıntıya. Bir gün -nasıl olsa- ereceksin muradına. Çeviri: Mehmet Kanar Hafız-ı Şirazi

Anadolu Şairleri

Abdürrahim Karakoç

7 Nisan 1932 , Perşembe


Necip Fazıl Kısakürek

26 Mayıs 1904 , Perşembe


Mevlana İdris ZENGİN

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Kazak Abdal

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Karamehmet

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Niyazi Akıncıoğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Sunullah Gaybî Hz.

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Ece Ayhan Çağlar

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Latifi

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Hızri

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Rüştü Onur

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Feymani

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Feyzi Halıcı

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Deryami

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Coşkuni

30 Kasım -0001 , Pazartesi


ŞİİR BİR TUTKUDUR

Anne Şiiri - Arif Nihat Asya

6 Kasım 2025 , Perşembe - 15:46:57


Bu Vatan Kimin?

23 Ocak 2023 , Pazartesi - 21:17:11


Allah De Ey Gönlüm

4 Mayıs 2026 , Pazartesi - 20:31:51


Özge Yar Sevdiğim Kim Dedi Sana

10 Şubat 2023 , Cuma - 23:35:05


Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti

9 Şubat 2023 , Perşembe - 22:19:34


Dohtor Bey

2 Şubat 2023 , Perşembe - 21:41:20


Kuş Renkli Çocukluğum

9 Haziran 2026 , Salı - 20:55:48


Biriniz Akşam Olsun

9 Haziran 2026 , Salı - 20:55:49


Sis Oldu Şarkılar

9 Haziran 2026 , Salı - 20:55:50


O Çocuk Şiiri - Mevlâna İdris Zengin

9 Haziran 2026 , Salı - 20:55:51


Ağla Sevgili Yıldızım

9 Haziran 2026 , Salı - 20:55:53


Abc Dünya Şiiri - Mevlâna İdris Zengin

9 Haziran 2026 , Salı - 20:55:54


Kimse Cevap Vermedi

9 Haziran 2026 , Salı - 20:55:55


Bir Irmak Kıyısında

9 Haziran 2026 , Salı - 20:55:56


Geç Kaldım Şiiri - Mevlâna İdris Zengin

9 Haziran 2026 , Salı - 20:55:58