Uykuda dün gece cânım gibi cânân gördüm
Ten-i efsûrdede kalkup eser-i cân gördüm
Leblerün hasret iken ağzıma aldum billâh
İy tabîb-i dil ü cân derdüme dermân gördüm
Edirne gerçi güzeller yiridür iy hem-dem
Bursa'da dahi niçe dilber-i fettân gördüm
Serv egerçi gözümüz kadre irer Ilıca'da
Bir gümüşden yapılı serv-i hırâmân gördüm
İy Murâdî şeh-i âfâk iken filhâl sen.
Zülfüne kılmış esîr ol şeh-i hûbân gördüm
Sultan II. Murat
Cânân: Sevgili.
Ten-i efsûrde: Donmuş, ruhsuz, soğuk beden.
Lebler: Dudaklar.
Tabîb-i dil ü cân: Gönlün ve canın doktoru.
Dilber-i fettân: Gönül çelen, büyüleyici güzel.
Serv-i hırâmân: Salınarak yürüyen servi (uzun boylu sevgili için benzetme).
Şeh-i âfâk: Ufukların/Dünyanın şahı/hükümdarı.
Şeh-i hûbân: Güzellerin şahı.
Bu gazel, II. Murad'ın (Murâdî mahlasıyla) hem sevgiliye olan düşkünlüğünü hem de hükümdar olmasına rağmen aşkın esiri olduğunu zarif bir dille ifade ettiği, klasik divan şiirinin güzel bir örneğidir.
Yorum Yaz
ŞİİRİ SESLENDİRMEK İSTER MİSİNİZ?
Şiiri kendi sesinizle okuyabilir ve hemen yükleyebilirsiniz.