Tarık Buğra

00-00-0000 - 00-00-0000

  • Tarık Buğra-oğlumuz- Hikaye

Tarık Buğra – Oğlumuz (Sesli Anlatım)

Karım, güneş belirmeye başlayan pencerenin önünde oturuyordu. Bütün geceyi orada geçirmişti.

“Sen hâlâ yatmayacak mısın?” dedim.

Doğruldu. Kül rengi pencerenin önünde sadece bir gölgeden ibaretti. Fakat bu gölgede beraber geçirdiğimiz yirmi küsur yılın her gününden bir şey vardı.

“Ezan okunuyor” diye mırıldandı.

Sesi bana hüzün verdi. Odamız bu dünyada, duyguların erişemeyeceği kadar ötede gibiydi ve karım, Kur’anla vaadedilen saadetini, sanki asırlardan beri beyhude yere bekliyordu.

Hareketlerinde ve yürüyüşünde kabul edilmiş bir mağlûbiyetin hazin sükûneti vardı. Mutfağa geçti. Onu sanki rüyada görüyordum: Mangala ve semavere kömür koydu; abdest aldı, sonra seccadesini sofaya sererek namaza durdu.

Pencere iyiden iyiye aydınlanmıştı.

Renksiz, sessiz ve serin kuşluk vakti: Yatağın ılıklığı, belirsiz duygular, düşünceden kaçış. Dalmışım.

“Yahu…”

“Ne var?”

“Geldi…”

“İyi ya işte…”

Fakat mesele bu değildi: Karım beni kayıtsız buluyor ve üzülüyordu:

“Bir şey söylemeyecek misin; bu üçüncü oluyor… Ha yahu: Ne yapacağız?”

Bilir miyim ben? Fakat ona:

“Yarın bir şeyler yaparım” diyorum.

Hangi yarın?.. Gökyüzü tatlı maviliğini bulmuştu bile. Gün, katılmaya mecbur olduğumuz gün, başlıyordu. Karım haklı. Bunun üzerinde durmak lazım.

Oğlum yatağına daha yeni giriyordu. Ona, bu yaptığının ümitsiz bir isyan olduğunu anlatmalıydım. Yataktan, birdenbire fırladım. Karım telaşlandı:

“Fazla sert davranma. Ne de olsa artık…”

Devam edemedi. Ona baktım: Gözlerindeki mana allak bullak. Ah benim saz benizli, kır saçlı bebeğim.

Çıkarken, omuzlarıma hırkamı koydu.

Odası gündoğdu tarafındaydı. Pencereleri büyükçe bir bahçeye bakardı. Karşı evden kurtulmak üzere olan güneş, duvarları hafifçe pembeleştirmişti.

Ve o, uyumuştu.

Elbiselerini masanın üstüne atıvermiş, pijamasının ceketini giymemişti. Yatağının yanındaki sandalyeye iliştim. İçim bir tuhaftı. Ona bakamıyordum; fakat onunla doluydum.

Tıpkı, çok eskiden bir defa daha olduğu gibi: O zaman daha küçüktü, tifoya tutulmuştu, ateşi vardı, sayıklıyordu. O, şimdi bunu hatırlamaz ki…

***

Karlı bir şubat gecesi doğmuştu. Babamın kucağına verirken bir tuhaftım…

İsim ararken kamus bana ne kadar boş gelmişti. Ona, ışıl ışıl, kâinat gibi manalı bir kelime bulmak istiyordum. Sonunda ona Ömer dedik.

İlk gülüş… ilk diş… ilk kelime… Annesine doğru ilk adım.

Sonra yedinci yaş… Mektebe götürdüğüm gün ne kadar ağlamıştı.

Ve on dördüncü yaş: Hırçınlıklar, iştihasızlıklar…

Liseyi, fakülteyi bitirdi. Karım düğününden kalan üç beşibirliğini bozdurdu…

Ve o, ilk aşkın bahtsızlığı ile sarsıldı.

Başımı çevirdim. Perdeleri indirdim; güneş onu rahatsız edecekti. Sert ve siyah sakallı yüzünü hafifçe öperek dışarı çıktım.

Çayımızı içerken karım biraz dalgındı. Ben, küçük oğlumun çayını gizlice, hiç sevmediği limonla doldurdum.

Tarık Buğra

Anadolu Şairleri

Abdürrahim Karakoç

7 Nisan 1932 , Perşembe


Necip Fazıl Kısakürek

26 Mayıs 1904 , Perşembe


Kazak Abdal

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Karamehmet

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Ni̇yazi̇ Akıncıoğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Sunullah Gaybî Hz.

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Ece Ayhan Çağlar

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Ali Şir Nevai

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Latifi

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Hızri

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Rüştü Onur

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Feymani

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Feyzi Halıcı

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Deryami

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Coşkuni

30 Kasım -0001 , Pazartesi


ŞİİR BİR TUTKUDUR

Anne Şiiri - Arif Nihat Asya

6 Kasım 2025 , Perşembe - 15:46:57


Bu Vatan Kimin?

23 Ocak 2023 , Pazartesi - 21:17:11


Allah De Ey Gönlüm

4 Mayıs 2026 , Pazartesi - 20:31:51


Özge Yar Sevdiğim Kim Dedi Sana

10 Şubat 2023 , Cuma - 23:35:05


Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti

9 Şubat 2023 , Perşembe - 22:19:34


Dohtor Bey

2 Şubat 2023 , Perşembe - 21:41:20


Âdemi Bul Âdem Ol 'Âlemde Âdem Gizlidir

28 Nisan 2026 , Salı - 23:10:59


Dehrde Dolab-veş Olmuş Boşanmışlardanız

28 Nisan 2026 , Salı - 23:11:00


Vatandan Ayrılanlar Zâr ü Giryân Olmasın ...

28 Nisan 2026 , Salı - 23:10:58


Me'mûl-i Halef Hüsn-i Eserdir Selefinden

28 Nisan 2026 , Salı - 23:10:56


Durdurun Bu Hiroşima Canilerini

3 Nisan 2026 , Cuma - 23:30:49


İnsanlar Var Ki... Şiiri - Niyazi Akıncı ...

30 Mart 2026 , Pazartesi - 16:17:25


İçlenme Şiiri - Niyazi Akıncıoğlu

30 Mart 2026 , Pazartesi - 16:17:23


Ajans Şiiri - Niyazi Akıncıoğlu

30 Mart 2026 , Pazartesi - 16:17:22


Mutluca Şiir Şiiri - Niyazi Akıncıoğlu

30 Mart 2026 , Pazartesi - 16:17:21