Beni hiç anlamadın,
Anlamayacaksın...
Aslında o kadar da farklı değildik,
Farklı bakıyoruz sadece,
Farklı düşünüyoruz.
Senin sözde doğruların var,
Benim kalpte yanlışlarım.
Senin gideceğin korkuların var,
Benim bitmeyen duygularım...
Senin uzun uzun kahvaltıların,
Benimse yetmeyen uykularım var.
Sen, bir ömür sonrasında yaşıyorsun;
Ben, bir saat öncesinde.
Sen hayata koşuyorsun,
Ben hayatın gölgesinde.
Öyle ki,
Bir adım mesafesi bazen
Gurbet oluyor işte...
Düşünüyorum da;
Bıraksam her şeyi oluruna,
Bilmem ki başıma ne işler açacaksın?
Öyle bir yerdesin ki bende;
Dokunsam yakacak, bıraksam kaçacaksın.
Söyle be güzel gözlüm,
Ne yapayım ben seninle?
Dağları mı dizeyim önüne "kal" diye,
Yoksa gidişini seyre mi durayım?
Derdini veren mi olayım,
Derdinden verem mi ben?
Kafam çok karışık...
Aklımda, yüreğimde tuzaklar,
Bir hayalin sonunda bin mayın patlar.
Kadere düğüm atıp,
Kedere düğün tutar bu kalbim.
Ellerim muamma, dilim sığmaz ağzıma,
Gözlerim yabancı, gönlüm ise...
İflah olmaz bir yalancı.
Ama şunu bil ki;
Bana bir tek sen iyi geliyorsun.
Bir tek senin yanında unutuyorum zamanı,
Bir tek seninleyken diniyor o sızlatan sancı.
Ey sahipsiz yazılarımın kimliksiz kahramanı!
İçimden cenazeni kaldırıp döksem mi gözyaşımı?
"Git artık aklımdan, bit artık" desem...
Biter mi?
Yoksa hayallerine tepetaklak düşüp,
Başımı vursam mı dizlerine?
Mutluluk ilik ilik aksa içime,
Yeter mi?
Beni hiç anlamadın,
Anlamayacaksın.
Aslında o kadar da farklı değildik;
Farklı bakıyoruz sadece,
Farklı düşünüyoruz...