1272 yılında Kırşehir’de doğdu. Mutasavvıf bir aile geleneğinde yetişti. Dindar kimliği nedeniyle eserlerinde tasavvufi yönü ağır basan dinsel motifler öne çıktı.
Âşık Paşa’nın kimliğini oluşturan başlıca öğe, Türk diline verdiği önemdir. Arapça, Farsça, İbranice ve Ermeniceyi iyi bilmesine rağmen eserlerini katıksız Türkçe ile yazdı. Arap ve Fars kültürlerine duyulan hayranlığı kınadı; eserlerini Türk dilinde kaleme alarak bu eğilimlere karşı koydu.
Yapıtları kendinden sonra gelenleri etkiledi. En ünlü eseri Garibnâme adlı mesnevisidir. 3 Kasım 1333’te Kırşehir’de vefat etti. Mezarının üzerine mermerden bir türbe yapıldı ve ziyaret merkezi hâline geldi.