Esaretten sonra saadete eren; nezaket ve sabırda örnek bir mü’minlerin annesi
Hz. Hârûn’un (a.s.) soyundan gelir. Babası Benî Nâdir reisi Huyey b. Ahtab, annesi Benî Kurayza’dan Berre bt. Semrân’dır. Tokgözlü, cömert, zekî, nâzik ve hizmet ehli bir İslâm hanımefendisidir.
Önce şair ve kumandan Sellâm b. Mişkem ile nişanlandı; ardından Hayber “el-Kamûs” kalesinin kumandanı Kinâne b. Ebî’l-Hukayk ile evlendi. Bir gece rüyasında Medine’den doğan ayın odasına girdiğini gördü; rüyayı anlatınca Kinâne öfkelenip yüzüne vurdu. Hicretin 7. yılında Hayber seferinde çarpışmaların ardından esir düştü; babası ve kocası öldürülmüştü.
Bilâl (r.a.) tarafından huzura getirilirken cenazelerin yanından geçirilmesi üzerine Rasûlullah (s.a.v.) onu nazikçe uyardı. Huzura çıkınca Peygamberimiz Safiye’nin üzerine bir örtü atıp İslâm’ı anlattı ve iki teklif sundu: “Müslüman olursan seni eş olarak alırım; dininde kalmak istersen serbest bırakıp kavmine döndürürüm.”
Safiye, rüyasının hak olduğunu görüp tereddütsüz Müslüman oldu. Rasûlullah (s.a.v.) onu azad etti ve nikâhı altına aldı. Hayber’den ayrıldıktan sonra es-Sahbâ mevkiinde konaklandı; Ümmü Süleym (r.a.) onu gelin gibi hazırladı. Eldeki imkânlarla hays (hurma–yağ–keş) ile velîme verildi.
Medine’ye gelir gelmez mücevherlerini Hz. Fâtıma ve diğer annelerimize dağıttı. Dünya malına meyletmedi; ibadet ve zikirle meşgul oldu. Peygamberimizin hastalığında “Keşke senin yerine ben yatsaydım” diyerek samimi muhabbetini gösterdi; Efendimiz onun için “Sözünde sâdıktır” buyurdu.
Hz. Ömer devrinde câriyesinin asılsız ithamına öfkelenmedi; meseleyi izah etti, câriyeyi azad ederek affı tercih etti. Akrabalık bağını kesmeyip Yahudi akrabalarına sıla-i rahim yaptı; “Cumartesi yerine Allah Cuma’yı verdi” diyerek itikadını ortaya koydu.
Hicrî 50. yılda, yaklaşık 60 yaşında vefat etti. Yüz bin dirhemlik mal bıraktı; vasiyetiyle üçte biri Musevî yeğenine, kalanı fakirlere dağıtıldı. Rasûlullah (s.a.v.) ile dört yıl yaşadı ve on kadar hadis rivayet etti. Allah şefaatlerine mazhar eylesin. Âmin.