Hz.Safiye binti Huyey (R.ANHUM)

Safiye binti Huyey (r.a.)

Esaretten sonra saadete eren; nezaket ve sabırda örnek bir mü’minlerin annesi

Hz. Hârûn’un (a.s.) soyundan gelir. Babası Benî Nâdir reisi Huyey b. Ahtab, annesi Benî Kurayza’dan Berre bt. Semrân’dır. Tokgözlü, cömert, zekî, nâzik ve hizmet ehli bir İslâm hanımefendisidir.

Rüyası ve Hayber’e Kadar Yaşadıkları

Önce şair ve kumandan Sellâm b. Mişkem ile nişanlandı; ardından Hayber “el-Kamûs” kalesinin kumandanı Kinâne b. Ebî’l-Hukayk ile evlendi. Bir gece rüyasında Medine’den doğan ayın odasına girdiğini gördü; rüyayı anlatınca Kinâne öfkelenip yüzüne vurdu. Hicretin 7. yılında Hayber seferinde çarpışmaların ardından esir düştü; babası ve kocası öldürülmüştü.

Esireye Merhamet: Huzura Kabul

Bilâl (r.a.) tarafından huzura getirilirken cenazelerin yanından geçirilmesi üzerine Rasûlullah (s.a.v.) onu nazikçe uyardı. Huzura çıkınca Peygamberimiz Safiye’nin üzerine bir örtü atıp İslâm’ı anlattı ve iki teklif sundu: “Müslüman olursan seni eş olarak alırım; dininde kalmak istersen serbest bırakıp kavmine döndürürüm.”

İslâm’a Girişi ve Nikâh

Safiye, rüyasının hak olduğunu görüp tereddütsüz Müslüman oldu. Rasûlullah (s.a.v.) onu azad etti ve nikâhı altına aldı. Hayber’den ayrıldıktan sonra es-Sahbâ mevkiinde konaklandı; Ümmü Süleym (r.a.) onu gelin gibi hazırladı. Eldeki imkânlarla hays (hurma–yağ–keş) ile velîme verildi.

Şefkatli Himaye ve İncelikler

  • Rasûlullah (s.a.v.) yüzündeki iz için “Nedir bu?” diye sordu; Safiye “Kinâne’nin tokadı” diyerek rüyayı anlatınca onu teselli etti.
  • Medine’de bazı annelerimizin kırıcı sözleri karşısında Efendimiz, “Harun dedem, Musa amcam, Muhammed kocam” diyerek onu onurlandırmasını öğretti.
  • Bir seferde devesi çökünce Zeynep’ten yedek deve istendi; kaba bir söz üzerine Peygamberimiz Zeynep’e bir süre uğramadı.
  • Ayşe (r.a.)’nın onun boyuna dair iması üzerine Efendimiz, “Öyle bir söz söyledin ki denize atsan suyunu kirletirdi” diyerek edep ölçüsünü koydu.
  • İ‘tikâf gecesi mescidden dönüşte yanında Safiye vardı; iki Ensâr sahabeye “Yanımdaki Safiye’dir” buyurup şüpheden sakındırma dersini verdi.

Zühd, Cömertlik ve Hizmet

Medine’ye gelir gelmez mücevherlerini Hz. Fâtıma ve diğer annelerimize dağıttı. Dünya malına meyletmedi; ibadet ve zikirle meşgul oldu. Peygamberimizin hastalığında “Keşke senin yerine ben yatsaydım” diyerek samimi muhabbetini gösterdi; Efendimiz onun için “Sözünde sâdıktır” buyurdu.

Affediciliği ve Dirayeti

Hz. Ömer devrinde câriyesinin asılsız ithamına öfkelenmedi; meseleyi izah etti, câriyeyi azad ederek affı tercih etti. Akrabalık bağını kesmeyip Yahudi akrabalarına sıla-i rahim yaptı; “Cumartesi yerine Allah Cuma’yı verdi” diyerek itikadını ortaya koydu.

Vefatı ve Vasiyeti

Hicrî 50. yılda, yaklaşık 60 yaşında vefat etti. Yüz bin dirhemlik mal bıraktı; vasiyetiyle üçte biri Musevî yeğenine, kalanı fakirlere dağıtıldı. Rasûlullah (s.a.v.) ile dört yıl yaşadı ve on kadar hadis rivayet etti. Allah şefaatlerine mazhar eylesin. Âmin.

Kaynak: Mustafa Eriş, Altınoluk Dergisi, 2000 – Ekim, Sayı: 176