Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) ilk üç yıl boyunca insanları gizlice İslâm’a davet etti. Yalnızca çok güvendiği kimselere İslâm’ı anlattı. Başta Hazreti Ebû Bekir olmak üzere İslâm’ı kabul edenler de gizlice güvendikleri kişileri davete teşvik ediyorlardı.
Bu üç yıl içinde Müslümanların sayısı ancak otuz kişiye ulaşmıştı. Hepsi ibadetlerini evlerinde gizlice yapıyordu.
Peygamberliğin dördüncü yılında (M. 614), tebliğin açıktan yapılması emredildi:
Bu emir üzerine Peygamber Efendimiz artık insanları açık şekilde İslâm’a davet etmeye başladı. Harem-i Şerif’te kendisine indirilen âyetleri yüksek sesle okuyordu:
Açık davet başlayınca Peygamber Efendimiz, Erkam adlı sahâbînin evine geçti. Safâ ile Merve arasında bulunan bu evde birçok insan Müslüman oldu. Buraya “Darü’l-Erkam” veya “Dârü’l-İslâm” denildi.
Bu âyet inince Efendimiz Safâ Tepesi’ne çıkarak şu kabilelere seslendi:
Onlar hep bir ağızdan: “Evet inanırız! Çünkü sen bugüne kadar hiç yalan söylemedin.” dediler.
Efendimiz bu şahitliğin ardından hakikati haykırdı:
Bu davete karşı Ebû Leheb: “Helâk olasıca! Bizi bunun için mi topladın?” diyerek Peygamber Efendimizin gönlünü incitti. Bunun üzerine Tebbet Sûresi nazil oldu:
© 2026 Anadolu Şairleri - Şiir, Şair ve Biyografi Arşivi. Tüm Hakları Saklıdır.