MUTE SAVAŞI VE MEKKE'NİN FETHİ

Mute Savaşı ve Mekke’nin Fethi – Siyer Notları

Mute Savaşı ve Mekke’nin Fethi

Mute Savaşı

? Mute Savaşı – Sesli Anlatım

İslâm devletinin kurulmasından sonra Müslümanlarla Rumlar arasında yapılan ilk savaştır. Sebebi, İslam elçisi Hâris b. Umeyr (r.a.)’ın Busra Emiri tarafından şehid edilmesidir. Hz. Peygamber, 3000 kişilik bir ordu hazırlayarak komutayı sırasıyla Zeyd b. Hârise, Cafer b. Ebi Talib ve Abdullah b. Revâha’ya vermiştir.

Mute'de 3000 kişilik İslam ordusu, karşılarında 100.000 kişilik devasa bir Bizans-Arap ittifakı buldu. Üç komutanın da sırayla kahramanca şehid düşmesinin ardından sancak, askerin ittifakıyla Halid b. Velid’e geçti.

Halid b. Velid'in üstün stratejisi (sağ ve sol kanatları değiştirmesi, yeni birlik izlenimi vermesi) sayesinde ordu kılıçtan geçirilmekten kurtulmuş ve sağ-salim Medine'ye dönmüştür. Peygamberimiz onun için "Seyfullah" (Allah'ın Kılıcı) lakabını vermiştir.

Bu savaşta kollarını kaybeden Cafer b. Ebu Talib, cennette iki kanatla uçtuğu müjdelenerek "Ca'fer-i Tayyar" olarak anılmaya başlanmıştır.

Mekke’nin Fethi (Fethu’l-Fütûh)

? Mekke'nin Fethi – Sesli Anlatım

Müşriklerin Hudeybiye Antlaşması’nı ihlal ederek Müslümanların himayesindeki Benî Huzaa kabilesine saldırması üzerine, Efendimiz (s.a.s.) büyük bir gizlilik içinde 10 bin kişilik bir ordu hazırladı. 11 Ocak 630 tarihinde İslam ordusu Mekke'ye girdi.

Peygamber Efendimiz ordusuna şu emri verdi: “Size karşı konulmadıkça, size saldırılmadıkça, hiç kimseyle çarpışmaya girmeyeceksiniz, hiç kimseyi öldürmeyeceksiniz.”

Fetih Suresi’ni okuyarak şehre giren Hz. Peygamber (a.s.), Kâbe'deki 360 putu "Hak geldi, bâtıl yok oldu!" (İsra, 81) ayetiyle devirdi. Ardından Kureyşlilere tarihin en büyük affını göstererek: "Haydi gidiniz, artık serbestsiniz!" buyurdu.

Emsâlsiz Vefâ: Mekke fethinden sonra Medine'ye dönmeyeceğini düşünen Ensar'a hitaben: “Hayâtım hayâtınız; ölümüm de sizin yanınızdadır.” buyurarak sadakat ve vefasını göstermiştir.

Fetih Duası

? Fetih Duası – Sesli Anlatım

Mekke’nin fethi sâdece bir şehrin alınması değil, kalplerin İslam'a açılması ve Arap Yarımadası’nda İslam Devletinin tartışılmaz üstünlüğü anlamına gelmekteydi.