İslâm devletinin kurulmasından sonra Müslümanlarla Rumlar arasında yapılan ilk savaştır. Sebebi, İslam elçisi Hâris b. Umeyr (r.a.)’ın Busra Emiri tarafından şehid edilmesidir. Hz. Peygamber, 3000 kişilik bir ordu hazırlayarak komutayı sırasıyla Zeyd b. Hârise, Cafer b. Ebi Talib ve Abdullah b. Revâha’ya vermiştir.
Mute'de 3000 kişilik İslam ordusu, karşılarında 100.000 kişilik devasa bir Bizans-Arap ittifakı buldu. Üç komutanın da sırayla kahramanca şehid düşmesinin ardından sancak, askerin ittifakıyla Halid b. Velid’e geçti.
Bu savaşta kollarını kaybeden Cafer b. Ebu Talib, cennette iki kanatla uçtuğu müjdelenerek "Ca'fer-i Tayyar" olarak anılmaya başlanmıştır.
Müşriklerin Hudeybiye Antlaşması’nı ihlal ederek Müslümanların himayesindeki Benî Huzaa kabilesine saldırması üzerine, Efendimiz (s.a.s.) büyük bir gizlilik içinde 10 bin kişilik bir ordu hazırladı. 11 Ocak 630 tarihinde İslam ordusu Mekke'ye girdi.
Fetih Suresi’ni okuyarak şehre giren Hz. Peygamber (a.s.), Kâbe'deki 360 putu "Hak geldi, bâtıl yok oldu!" (İsra, 81) ayetiyle devirdi. Ardından Kureyşlilere tarihin en büyük affını göstererek: "Haydi gidiniz, artık serbestsiniz!" buyurdu.
Mekke’nin fethi sâdece bir şehrin alınması değil, kalplerin İslam'a açılması ve Arap Yarımadası’nda İslam Devletinin tartışılmaz üstünlüğü anlamına gelmekteydi.