Doğum: Hicret’ten önce Mekke
Vefat: H. 58 (M. 678), Medine yakınları – Cüraf
Künyesi ve Lakabı: Hubbu Resûlullah (Resûlullah’ın Sevgilisi)
Peygamber Efendimizin sevgili sahabisi, henüz 18 yaşında iken Resûlullah tarafından büyük bir orduya komutan tayin edilen yiğit. Babası, Efendimizin azatlısı ve ilk Müslümanlardan Zeyd bin Hârise (r.a.), annesi ise Ümmü Eymen (r.anha) idi.
Efendimizin terbiyesinde büyüyen Üsâme (r.a.), aile fertlerinden biri gibiydi. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin gibi Resûlullah’ın dizinde oturur, sevgisine mazhar olurdu. Bir gün Peygamberimiz, “Ya Rabbi! Ben bunları seviyorum, sen de sev!” buyurmuştu. Ashab arasında “Hubbu Resûlullah” yani “Resûlullah’ın Sevgilisi” lakabıyla anılmıştır.
Henüz 15 yaşındayken cihada katılmak istemiş, Uhud’a yaşı küçük olduğu için alınmamış, fakat Hendek ve Huneyn’de kahramanca çarpışmıştır. Babası Zeyd’in şehit olduğu Mûte Savaşı’na katılmış, metanetini kaybetmeden savaşmaya devam etmiştir.
Resûlullah (s.a.v.), vefatlarından hemen önce Bizans üzerine sefere çıkan orduya Üsâme’yi komutan tayin etmiş, sahabenin ileri gelenlerini de onun emrine vermiştir. Minberden halka hitaben: “Üsâme’nin babası Zeyd nasıl kumandanlığa layık idiyse, o da öyledir. Allah ve Resûlünü seven, Üsâme’yi sevsin.” buyurmuştur.
Efendimizin vefatından sonra, gasl, kefen ve defn hizmetlerinde bulunmuş, kabr-i şerifine indirilmesine yardımcı olmuştur. Hz. Ebû Bekir (r.a.) halife seçildikten sonra, Resûlullah’ın emri üzere Üsâme ordusunu sefere göndermiştir.
Resûlullah’tan 128 hadis rivayet etmiştir. Bir hadise, onun kalbindeki inceliği gösterir: “Bir savaşta bir müşriki yakaladım, tam öldürecekken ‘La ilahe illallah’ dedi. Yine de onu öldürdüm. Efendimize anlatınca bana ‘La ilahe illallah’ diyen birini mi öldürdün?’ diye o kadar tekrar etti ki, keşke o gün Müslüman olsaydım da adamı öldürmeseydim diye temenni ettim.”
Müslümanlar arası ihtilaflarda hiçbir tarafa katılmamış, fitnelerden uzak durmuş, ömrünü ibadet ve hizmetle geçirmiştir. H. 58 yılında Medine yakınındaki Cüraf’ta vefat etmiştir.
Hz. Ömer (r.a.) ona çok değer vermiş, oğlu Abdullah’a 2000 dirhem tahsis ederken, Üsâme’ye 5000 dirhem vermiş ve “Üsâme, Resûlullah’a senden ve babasından daha sevgili idi.” demiştir. Bu söz, Resûlullah sevgisinin sahabiler nezdindeki kıymetini en güzel şekilde göstermektedir.