Hazret-i Zeynep (r.anhâ), Rasûlullah (s.a.v.) Efendimizin Hz. Hatice Validemizden olan ilk kızı ve ikinci çocuğudur. Çocuk yaşta İslâm’la şereflenmiş, imanını hayatı boyunca sabır ve vakar ile muhafaza etmiş müstesna bir hanımefendidir.
Mekke’de, Peygamber Efendimiz henüz nübüvvetle vazifelendirilmeden önce dünyaya geldi. Cahiliye döneminde kız çocuklarına değer verilmediği bir ortamda büyümesine rağmen, babasının şefkati ve annesi Hz. Hatice’nin terbiyesiyle iffetli, vakarlı ve merhametli bir şahsiyet olarak yetişti.
Teyzesinin oğlu, güvenilir bir tüccar olan Ebû’l-Âs b. Rebî‘ ile evlendi. Peygamber Efendimize ilk vahiy geldiğinde, annesi Hz. Hatice ile birlikte hiç tereddüt etmeden iman ederek ilk Müslümanlardan oldu. Eşi ise başlangıçta iman etmemiş, ancak Zeynep’in dinine asla müdahale etmemiştir.
Bedir Gazvesi’nde Ebû’l-Âs müşrikler safında yer almış ve esir düşmüştür. Hz. Zeynep, fidye olarak annesi Hz. Hatice’den kendisine hediye edilen gerdanlığı göndermiştir. Peygamber Efendimiz bu gerdanlığı görünce duygulanmış ve ashabının rızasıyla iade ederek damadını serbest bırakmıştır.
Medine’ye hicret esnasında müşriklerin saldırısına uğramış, ağır şekilde yaralanmış ve bu hadise onun ilerleyen yıllarda hastalanmasına sebep olmuştur. Tüm bu acılara rağmen imanından ve vakarından asla taviz vermemiştir.
Hicretin 6. yılında Ebû’l-Âs Medine’ye sığınmış, Hz. Zeynep’in eman vermesiyle canı güvence altına alınmıştır. Mekke’ye dönüp emanetleri sahiplerine teslim ettikten sonra kelime-i şehâdet getirerek Medine’ye hicret etmiş, nikâhları tazelenmiştir.
Hicretin 8. yılında, yaklaşık otuz yaşlarında iken vefat etti. Rasûlullah (s.a.v.) bizzat cenazesiyle ilgilenmiş, onun için dua etmiş ve kabrinin genişletildiğini müjdelemiştir.