Cahit Zarifoğlu

01-07-1940 - 07-07-1987

  • Okunma: 70
  • Açlık Türküsü
Şiir Sayfası

Açlık Türküsü

Aşk gelmiyordu ve kızgın kokuları çoşkunluk bağırması gençliğin Söyleyelim bir kere daha halk suçsuz Öfkenin sessizliğe yürümesi kendiliğinden Mansurun halkı öfkeye kendini çarka tutması eşyanın bebekler gibi avutulduğu da olmuştur Sütten kesildiği yürümeye alıştırıldığı (Ey veli dağları eğit yine Mağaralardan em yine) Kedilerin cübbe eteklerinde İnsanlığın en berrak denizine uzanıp İstirahat buyurduğu Söyliyelim bir kez daha Olmuştur Aşk olmuştur Çıkıp gelmesini beklediğim Geniş çığlıklar atarak Çıkıp gelirse Morarmış yanağında zehir tutarak Yıkarsa duvarlarımı Etimi aralar aşkı kurcalarsa Önümüze açtığım sofralar adına beni tutun kaldırın ortadan Çünkü hesap benden sorulacak Sorulacaksa Saçlarımın dibinde kıpkırmızı bir leke Etine kan değdirilmiş kadın lekesi Alnımdan kollarını çıkarmış bir dişi örümcek Köpeğin ağzına düşen kelime ne kelimesi Et kelimesi Yırtınır anlamını öksürerek Yer ayırtıp girince bilmecenin içine Kaburgam derin ip ince ipliklerim Elmacık kemiğimde güm güm vuran Var olma hevesimin Vahşet dolu sur kervan baloları Hesabı benden sorulacak Şimdi uyan kurbanım kaldır başını Hizmetlim kendim ağlıyayım Bir köpeğin ağzından Düştü kelime Başladı at yemeye Aylar yıllarla anlaştı tokluk kaşını çattı Bahar geldi ağaçlar açıklandı çiçekler açıklandı İnsanlar dürüyen mermiler uzadılar birden çatladı düğün fakir kadın düğüne katlandı bir köşede oturdu.Soktu ellerini karnına çocuk kırdı çocuk ayıkladı Birdenbire çatladı düğün Tabanca çatladı Gelin savruldu harmana rüzgar girdi Kirli elleri yılan dokunmuuş gibi göbeği İnsanın öz be öz anasına kıyması ne demektir Karanlığı getiren bir insan temmuz sıcağı gibi Bir köpek yiyorsun halk birikiyor Fırlak kanlı gözlerin kırmızı ve şiş ellerin Bakıyorlar Sancıyı iletiyor belleri Sürtünüyorlar Buğday havada durdurur kurşunu Onlar başkası değil bir çift cami güvercini Güvercin buğdayın ağzında sırayla Göğü soluyan bir ejdarha gelecek şehirlere Bir zaman bıldırcınlar ve kırlangıçlar Nasıl alınırsa ağıza ve ağırlanırsa Çocuklar havadan anlar Sorulan suale çarparlar kadın geç kalınca dolabında Kadınlar dimdik dururlar dolaplarda Cam göz ağaçların arasında gece yırtılarak sokulur Oda soğuyunca erkekte bir yıldırım uykusu Önce bir han Odaları dolup boşalan ve alnının altı Tahta merdiven bir Han Yolcu soyununca camideki kubbe Döşeğinde rahatça uyumalı Minarenin biri çabucak alçalır diğerinin önünde Sakallarından köşkler sarkan bir dede yukarıdan damlamış bir mezar taşının üstüne Mezarla ihtiyar ahpapça genç kız süzülür önlerinden Üç adım atar dizleri çözülür Erkek erkekçe dövünür genç kız kırgın Evet ve hayır kelimeleri Bir evet/açlık Eyup Sultan Sebil uyuşmazlıkları İki sebil biri daha sebil -İçilip içilip genç kız içilip İçilip içilip genç kız içilip Eyup genç içilip içilip -Dur sen ey Sen içilip Ben içilip Sebil olduk öldü sebil Kemik alınlar gelir dayanır güneşin ateş seçdesine Işık en keskin yontulur bir kelam.Bir kelam Zaman ölenin alnından rüya mızrağını çıkarır Boşluğa sebil açılır Güneş kendi admını yollar Kaynayan kafayı ayıklar Sorular soran sorular soran Denizin kanında günleri çarka tutulan izleri Tesbih çeken bekçilere gece sualleri Su tutmuş testiler İçilip içilip -İçilip içilip genç içilip kız içilip Genç kuş eyup genç içilip -Dur Sen içilip Ben içilip Aşkımla boyun boyuna bir ejdarhayım Şehirde sen benim en çok sakladığım İçine girip korktuğum Çamlarını yıkamadığım karanlığını bozamadığım Sen benim durup durup saplandığım Mutlu an biraz uzun olmasın Yoksulluk gibi gidecğim bir yer var Efkarın aşılmaz yalnızlığın kaçınılmaz olduğu Baş üstüne sevgilim Dağlarım Toprak yayılınca bulun anasını yavru ceylan Yalnızlık ateşle birleşiyor İki geyik dumanla çiziliyor şişiyor Delinmeler Uyku genişliyor İç organ genişliyor Hazırlanması sinir uçlarının Ve kalburdan sırayla dişli makinadan Yivli burgudan et kıyımından Beş uykusuzluğun en çabuk ve çabuklukla Planlanması Aşk Orada uzakta anlaşılmadan.Nefes Saçlarımı tut titreşiyorlar Bir şey olmuşmuş kovalamaya başlamış gibi Saklan evlere sarıl kanlı bağlarınla Avucunda kına yerine horoz devriyesi Dilimin tehlikelerini azarla Bu limeler oraya çıkmaz Ki taş olsun Açılmasın diye insan torbası Aşk ne korkunç ne kadar korkunç oluklar uzun Dagunca çölleri dolanıyoruz Yuttuk kum yığınlarını Düşmediğimiz kum kalmadı Kötü özümüzün mevsimlik yıkımları yıkılsın etin serin yosunları Cezbe suyun akışına varmadan daha oturmadan kayalara ayrılan yerine ve başını dik tutup açıklamadan Kadını bir hançerle dolanmadan yolmadan karpuzun kabuklarını muzu çakalca aralamadan Çarpılsın Ve biz uyandıracağız Suya çağrılan akışımızı Cahit Zarifoğlu
Bu şiiri beğendiniz mi?

Şiir Yorumları

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Şiirlere yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın veya Üye Olun.

Anadolu Şairleri

Abdürrahim Karakoç

7 Nisan 1932 , Perşembe


Necip Fazıl Kısakürek

26 Mayıs 1904 , Perşembe


Âşık Sefai

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Ârif Eren (turgutlulu)

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Yener Yılmazoğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Süleyman Nesif

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Alâeddin Özdenören

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Rasim Özdenören

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Dostozan/ Mehmet Hanifi Sarıyıldız

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Şevket Yücel

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Bahaettin Karakoç

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Yener

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Hami Abdul Gaffar Baba

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Nurettin Topçu

20 Kasım 1909 , Cumartesi


Arif Eren

30 Kasım -0001 , Pazartesi


ŞİİR BİR TUTKUDUR

Ne Güzeldi O Günler

17 Ekim 2026 , Cumartesi - 22:15:35


Rahatı Kaçan Ağaç

10 Ekim 2026 , Cumartesi - 21:23:43


Hani Gönlüm Aşık İdin

29 Eylül 2026 , Salı - 21:11:31


Sivas Sabahı Şiiri - Hasan Hüseyin Korkm ...

27 Kasım 2025 , Perşembe - 22:49:23


Karanfil Sokağı Şiiri - Ahmed Arif

4 Kasım 2025 , Salı - 21:14:35


Yandım Yâ Resûlallah!

19 Ekim 2025 , Pazar - 20:15:24


İstanbul'u Dinliyorum

5 Şubat 2023 , Pazar - 00:17:12


Bu Dünya Hangimizin?

1 Şubat 2023 , Çarşamba - 15:25:12


Aldırma Gönül Aldırma-S.Ali

25 Ocak 2023 , Çarşamba - 22:56:35


İrfan Olan Anlar Bizi-MISRİ

22 Ocak 2023 , Pazar - 18:28:29


Ayşen

7 Şubat 2023 , Salı - 14:57:21


Karıma Son Mektup

21 Ocak 2023 , Cumartesi - 14:05:10


Davet-Can Yücel

14 Ocak 2023 , Cumartesi - 15:32:49


Merdi̇ven

10 Ocak 2023 , Salı - 18:27:21


Geçi̇lmez

8 Ocak 2023 , Pazar - 15:44:04