Zât-ı Hakk'da mahrem-i irfan olan anlar bizi
İlm-i sırda bahr-i bî-pâyân olan anlar bizi
Bu fenâ gülzârına tâlib olanlar anlamaz
Vech-i bâkî hüsnüne hayran olan anlar bizi
Dünyâ vü ukbâyı ta'mir eylemekten geçmişiz
Her taraftan yıkılıp vîrân olan anlar bizi
Biz şol Abdal'ız bıraktık eğnimizden şalımız
Varlığından soyunup üryân olan anlar bizi
Kahr u lütfu şey'-i vâhid bilmeyen çekti azab
Ol azabdan kurtulup sultan olan anlar bizi
Zâhidâ ayık dururken anlamazsın sen bizi
Cür'a-yı sâfî içip mestân olan anlar bizi
Ârifin her bir sözünü duymağa insan gerek
Bu cihanda sanmanız hayvan olan anlar bizi
Ey Niyâzî katremiz deryâya saldık biz bugün
Katre nice anlasın umman olan anlar bizi
Halkı koyup Lâ-mekân ilinde menzil tutalı
Mısrî'ya şol canlara canan olan anlar bizi
Niyâzî-i MISRÎ