Mehmet Akif Ersoy

20-12-1873 - 27-12-1936

  • Bayram
Şiir Sayfası

Bayram


BAYRAM

Âfâk bütün hande, cihan başka cihandır;
Bayram ne kadar hoş, ne şetâretli zamandır!

Bayramda güler çehre-i mâ'sûm-i sabâvet,
Ümmîd çocuk sûret-i sâfında ıyandır

Her cebhede bir nûr-i mücerred lemeânda;
Her dîdede bir rûh demâdem cevelândır.

Âlâm-ı hayâtın iki kat büktüğü ecsâd
Feyzindeki te'sîr ile âsûde revandır.

Ferdâ-yı sükûn perveridir sâl-i cidâlin,
Nevmîd düşen kalbe ümîd-âver-i candır.

Heycâ-yi maîşetteki feryâd-ı mehîbin
Dünyâda biraz dindiği an varsa bu andır.

Subhunda bahârın şu sabâhat bulunur mu?
Bak çehre-i gabrâya: Nasıl şen, ne civandır!

Her sînede bir kalb-i meserret darabanda,
Her kalbde bir âlem-i eşvâk nihandır.

Raksân oluyor cünbüş-i dûşiyle anâsır,
Gûya ki bütün sadr-ı zemin pür-galeyandır.

Eşbahı da cûşân ediyor feyz-i mübîni,
Yâ Rab bu nasıl rûh-i avâlim-sereyandır!

Bayramda gelir yâ da ne hoş hâtıralar ki:
Bin ömre verilmez, o kadar kadri girandır,

Iydin bana dâim görünür levh-i kerîmi:
Mâzî-i tufûliyyetimin yâd-ı besîmi.

Birinci gün hava bir parça nâ-müsâiddi;
İkinci gün açılıp, sonra pek güzel gitti.

Dedim ki: 'Fâtih'e çıksam yavaşça, bir yanda
Durup o âlemi seyreylesem de meydanda,

Ziyâret etsem ehibbâyı sonradan... Hoş olur.
Bütün gün evde oturmak ne olsa pek boştur. '

Bu arzû-yi tenezzüh gelince, artık ben
Durur muyum? Ne gezer! Fırladım hemen evden.

Gelin de bayramı Fâtih'te seyredin, zirâ
Hayâle, hâtıra sığmaz o herc ü merc-i safâ,

Kucakta gezdirilen bir karış çocuklardan
Tutun da, tâ dedemiz demlerinden arta kalan,

Asırlar ölçüsü boy boy asâli nesle kadar,
Büyük küçük bütün efrâd-i belde, hepsi de var!

Adım başında kurulmuş beşik salıncaklar,
İçinde darbuka, teflerle zilli şakşaklar,

Biraz gidin; Kocaman bir çadır... Önünde bütün,
Çoluk çocuk birer onluk verip de girmek için

Nöbetle bekleşiyorlar. Acep içinde ne var?
'Caponya'dan gelen insan suratlı bir canavar! '

Geçin: sırayla çadırlar. Önünde her birinin.
Diyor: 'Kuzum, girecek varsa durmasın girsin.'

Bağırmadan sesi bitmiş ayaklı bir îlân,
'Alın gözüm buna derler...' sadâsı her yandan.

Alettirikçilerin keyfi pek yolunda hele:
Gelen yapışmada bir mutlaka o saplı tele.

Terazilerden adam eksik olmuyor; birisi
İnince binmede artık onun da hemşerisi:

'Hak okka çünkü bu kantar... Frenk îcâdı gıram
Değil! Diremleri dörtyüz, hesapta şaşmaz adam.'

- Muhallebim ne de kaymak!
- Şifalıdır macun!
- Simit mi istedin ağa?
- Yokmuş onluğun, dursun.

O başta: Kuşkunu kopmuş eğerli düldüller,
Bu başta: Paldimi düşmüş semerli bülbüller!

Baloncular, hacıyatmazlar, fırıldaklar,
Horoz şekerleri, civ civ öten oyuncaklar;

Sağında atlıkarınca, solunda tahtırevan
Önünde bir sürü çekçek, tepende çifte kolan

Öbek öbek yere çökmüş kömür çeken develer...
Ferâğ-ı bâl ile birden geviş getirmedeler.

Koşan, gezen, oturan, mâniler düzüp çağıran.
Davullu zurnalı 'dans' eyliyen, coşup bağıran,

Bu kâinât-ı sürûrun içinde gezdikçe,
Çocukların tarafındaydı en çok eğlence,

Güzelce süslenerek dest-i nâz-ı mâderle;
Birer çiçek gibi nevvâr olan bebeklerle

Gelirdi safha-i mevvâc-ı ıyde başka hayât...
Bütün sürûr u şetâretti gördüğüm harekât!

Onar parayla biraz sallandırdılar... Derken,
Dururdu 'Yandı! ' sadâsıyle türküler birden,

- Ayol, demin daha yanmıştı a! Herif sen de,
- Peki kızım, azıcık fazla sallarım ben de.

'Deniz dalgasız olmaz
Gönül sevdasız olmaz
Yâri güzel olanın
Başı belâsız olmaz!

Haydindi mini mini maşallah
Kavuşuruz inşallah...'

Fakat bu levha-i handâna karşı, pek yaşlı,
Bir ihtiyar kadının koltuğunda gür kaşlı,

Uzunca saçlı güzel bir kız ağlayıp duruyor.
Gelen geçen 'Bu niçin ağlıyor? ' deyip soruyor.

- Yetim ayol... Bana evlâd belâsıdır bu acı
Çocuk değil mi? 'Salıncak' diyor...

- Salıncakçı!
Kuzum, biraz da bu binsin... Ne var sevâbına say...
Yetim sevindirenin ömrü çok olur...
- Hay hay!

Hemen o kız da salıncakçının mürüvvetine
Katıldı ağlamayan kızların şetâretine.

Yorum Yaz

ŞİİRİ SESLENDİRMEK İSTER MİSİNİZ?

Şiiri kendi sesinizle okuyabilir ve hemen yükleyebilirsiniz.

Anadolu Şairleri

Abdürrahim Karakoç

7 Nisan 1932 , Perşembe


Necip Fazıl Kısakürek

26 Mayıs 1904 , Perşembe


Salih Hayri

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Emin Bülent Serdaroğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Fati̇h Kısaparmak

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Garip Aşık

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşıkpaşazade

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Yakup Kadri Karaosmanoğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Kerem

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Seyyid Nesimi

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Kati̇bi̇

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Öksüz DEDE

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Ozan Yusuf Polatoğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Hoca Neş'et

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Zübeyde Fıtnat Hanım

30 Kasım -0001 , Pazartesi


ŞİİR BİR TUTKUDUR

Hayrâbâd-Salih HAYRİ

11 Ocak 2026 , Pazar - 20:54:56


Gazel.Salih Hayri

11 Ocak 2026 , Pazar - 20:41:16


TÜRKÜM ben...

11 Ocak 2026 , Pazar - 15:11:26


Kin (Girit Müslümanlarına)

11 Ocak 2026 , Pazar - 15:06:35


Selam Söyle Şiiri - Fatih Kısaparmak

10 Ocak 2026 , Cumartesi - 21:24:20


Nazlı Bebe Şiiri - Fatih Kısaparmak

10 Ocak 2026 , Cumartesi - 21:24:19


Mavi Gül Şiiri - Fatih Kısaparmak

10 Ocak 2026 , Cumartesi - 21:24:18


Eski Toprak Şiiri - Fatih Kısaparmak

10 Ocak 2026 , Cumartesi - 21:24:17


Bugün Şiiri - Fatih Kısaparmak

10 Ocak 2026 , Cumartesi - 21:24:15


Yak Beni Şiiri - Fatih Kısaparmak

10 Ocak 2026 , Cumartesi - 21:24:14


Üzüm Karası Şiiri - Fatih Kısaparmak

10 Ocak 2026 , Cumartesi - 21:24:13


Güneşi Biz Uyandırdık

10 Ocak 2026 , Cumartesi - 21:24:12


Yakılmış Mektup Şiiri - Fatih Kısaparmak

10 Ocak 2026 , Cumartesi - 21:24:11


O Gün... Şiiri - Fatih Kısaparmak

10 Ocak 2026 , Cumartesi - 21:24:09


Haram Saltanatı Şiiri - Fatih Kısaparmak

10 Ocak 2026 , Cumartesi - 21:24:08