Eğer kaldımsa nâ-âlûde damansızlığımdandır
Giribân-çâksizlikler giribansızlığımdandır
Tekâsülden değil terk-i şitâbım râh-ı gülşende
Benim reftâr-ı bî-cânâne cânansızlığımdandır
Gehi bî-ihtiyâr üftâdelikler pây-ı cânâne
Değil küstahlıktan lîk dermansızlığımdandır
Bana böyle perestişkârlık eshâb-ı unvandan
Benim peygûle-i uzlette unvansızlığımdandır
Zebân-ı bülbül ü tûtî bilür nâyâbdır Nâbî
Sükûtum sanma aczimden zebandansızlığımdandır
Urfalı Şair NÂBİ
Kısa Özeti:
Şair bu gazelinde; eğer dünya kirine bulaşmadan kaldıysa bunun bir eteğe (dünyalık bir mala/makama) sahip olmamasından, suskunluğunun ise acziyetten değil, onu anlayacak bir "dil" (muhatap) bulamamasından kaynaklandığını hikmetli bir dille anlatır.