Cahit Zarifoğlu

01-07-1940 - 07-07-1987

  • Okunma: 45
  • Hesaplanmadan Ölü Şiiri - Cahit Zarifoğlu
Şiir Sayfası

Hesaplanmadan Ölü Şiiri - Cahit Zarifoğlu

1 Onlardı uzak yerler seçtiler ve sayesiz ilahları Kalın ovalar kuşları yaklaşan ağaçlar ve taşlaşan boğulu kalan nağra bir sarnıç kemeri eğrisinde dünden bugüne seyirten telaşşız sular seçti padişah buyurdu kervansaraylar hudutta kraliçe ağızları serhatte yagız duşlar ipe saldıran yığınlar çün osmanlı kanları melekmeşen at yangınları ülkeyi kol gezen projektör bakışlar hayvanlar bile altında rahat uyuyan ve elgizin göğsünde kışlık bahçeleri ağırlaşan bir çiçekte sultan sıcaklığına çarpıp ummana sıçrayan çekirgeler aşk donanmış bir havada şahadet getiren sedir ağaçları gemilerin el çırpan iskele ve sancakları -Üzülmek fethedilmiştir kışladan haber tevrattan sakıncalı sözler sakınmak gereken göz gerek kanatılan gelinler davulun orta yerinden bir baş soğan katlayıp ince ağızlarında çingen içlerin boşalan surlarına zurna Toplanan şimdilik sürgüne eklenen değerli çocuklar arkalarında büyük rüzgarlı anne etekleri ucuna takılan yaşmak çeşitleri mavi çok renkli tülbentler iri gözyaşı boncukları içine kainatlar sıkışan caminin yürek konmamış kayalıklarında durmadan her lahza yeniden arınan henüz bir böceklik yer açılan elleri aynı kumaytan içlerinde bir haremi tavşan açık duran kapılarının arkasında çocuklar baştan sona kadınlara düğmeli bu bir an yüzümü hayvanlara dikip çamurlu -Ey babilin yorumaz artıkları dışımda açıkça bir tazı koşuyor ölümlerde yorulup bir güle kapanan gelincikte bekleşen 2 sonunda ak tavşan ölüme benzeyince koşup bir ölümün önüne titremeler içinde diz çöken adamlar beynime atıldılar ağırlıkları safra taşları yanlarında bellerine kancalı tırpanları saçaktan akan buz parçaları ona birazda ben katılacaktım çünkü herhangibir hazırlık yapmışlardı taş duvarın dibindeydik ölümünden ses çıkmasın beni kapıyorlardı bedenleriyle alnımı bana bıraksınlar hiç yalnızlık korkutmayan alnımı karnımdaki boşluklara saçlarım uzasın kirlensin ellerim ayaklarıma ama onların vakti yoktu onlar için ve onlar için çocuk duvara kadar gidip gelecekti salıncak ceviz dalında ve komşunun ölüm çocukları güçlükle göğüslerine tutunan nefesleri Öldürmeye alışmaları karar kılışları Toprağı karıştırıp şaşkınlıkla içlerine giriyorum onların Ansızın bir kravat bazen bir kaç sene deniz renkli horozlar ve karanlık doğan yarasa sık sık anne tekrarı ve kalbinde allah yazan çocuk kızlar hızlanan gelinler erkeklerde insen uğultuları çocuklar ki mutlaka kutupta bırakılan ve dönülen bayrak Beni buruyorlar renklerin gidip gelişleriyle içinde kanlı zincirler elden ele yıldız süzerken kadınların karınlarında doğururken dilleri terleri damaklarıyla ısırdıkları pamuklar ağızdan ağıza ve meydanlara cılk çıkan yığılan çocuklar bağıran balık suyu zorlayan midye üzerimizden akan gemi karınları - Çocuk kanlarla sarsıldı öğrenciliğim korkunç öğretmenlerim sızı olduğum kızlar onların şehvetime dokunup kalışları anı akıllı bir öğrencinin alayındayım kanımı ve kamalarını arıyorlar aceleyle elleriyle cepleriyle bedenime kanımı yapışık olarak ya da kumaşa emdirerek akıtacak olan ve bedenimi arayan korkumu açıklıyorlar önüme (korkumu ölümümle ağzıma kilitlemişim) İnsanlar salıncak altlarında solur -Güneş hep aynı artist çocuktu Nilüfer ipi çok ince parmaklarıyla dağlara göklere en yakın elmacık kemikleriyle tutmuş yüzüme gülerek severek 3 Şimdi yağmur birikiyor kubbelerin içine ak yürek baraj büyüyor yarış su pirinç ve içinde canlı çevrilen insanın çiçekle döşenen başı Balıkçı tezgahları Kayıkçı tezgahları Ekmek tezgahları yağmur alınlara doğruldu secdeye durdu süslendi ölümle sözleşen ateşli hastalar gibi Cahit Zarifoğlu
Bu şiiri beğendiniz mi?

Şiir Yorumları

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Şiirlere yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın veya Üye Olun.

Anadolu Şairleri

Abdürrahim Karakoç

7 Nisan 1932 , Perşembe


Necip Fazıl Kısakürek

26 Mayıs 1904 , Perşembe


Âşık Sefai

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Ârif Eren (turgutlulu)

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Yener Yılmazoğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Süleyman Nesif

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Alâeddin Özdenören

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Rasim Özdenören

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Dostozan/ Mehmet Hanifi Sarıyıldız

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Şevket Yücel

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Bahaettin Karakoç

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Yener

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Hami Abdul Gaffar Baba

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Nurettin Topçu

20 Kasım 1909 , Cumartesi


Arif Eren

30 Kasım -0001 , Pazartesi


ŞİİR BİR TUTKUDUR

Ne Güzeldi O Günler

17 Ekim 2026 , Cumartesi - 22:15:35


Rahatı Kaçan Ağaç

10 Ekim 2026 , Cumartesi - 21:23:43


Hani Gönlüm Aşık İdin

29 Eylül 2026 , Salı - 21:11:31


Sivas Sabahı Şiiri - Hasan Hüseyin Korkm ...

27 Kasım 2025 , Perşembe - 22:49:23


Karanfil Sokağı Şiiri - Ahmed Arif

4 Kasım 2025 , Salı - 21:14:35


Yandım Yâ Resûlallah!

19 Ekim 2025 , Pazar - 20:15:24


İstanbul'u Dinliyorum

5 Şubat 2023 , Pazar - 00:17:12


Bu Dünya Hangimizin?

1 Şubat 2023 , Çarşamba - 15:25:12


Aldırma Gönül Aldırma-S.Ali

25 Ocak 2023 , Çarşamba - 22:56:35


İrfan Olan Anlar Bizi-MISRİ

22 Ocak 2023 , Pazar - 18:28:29


Ayşen

7 Şubat 2023 , Salı - 14:57:21


Karıma Son Mektup

21 Ocak 2023 , Cumartesi - 14:05:10


Davet-Can Yücel

14 Ocak 2023 , Cumartesi - 15:32:49


Merdi̇ven

10 Ocak 2023 , Salı - 18:27:21


Geçi̇lmez

8 Ocak 2023 , Pazar - 15:44:04