İsmet Özel

19-09-1944 - 00-00-0000

  • Kaçmak İ̇sterken Vuruldu
Şiir Sayfası

Kaçmak İ̇sterken Vuruldu

Gök gürledi

Canı sarsılmadı şimşek çakışından

Ve yağışlar dilinden döküleni epritemedi

Sert esen poyrazın dayattığı siliklik

Ağustos sıcağı gerekçesiyle pelteleşme

Dilsizlik sağırlık çolaklık körlük

Mızrak değdiremediler güzelim gövdesine

Değiştirilsin aniden coğrafya dersinde konu

Kaçmak isterken vuruldu.

 

Burukluk enginine düşsek kalfadır aradığımız

Yücelik katlarına çıksak gözleri yakan yazıt

Kıt

Vurulduğunu bilmesek

Daha da kıt kalırdı hakkında malumatımız

Oydu dalgınlık arastamızdan belli belirsiz

Belli belirsiz belki utangaç geçiveren karaltı

Göz göze geldiğimizde bize düşen yutkunuş

Paydoslar çalkantısından yara almamış çehre

Türkçe konuşmasıyla hayranlık uyandıran

Duruşu çocuklara örnek olur diye korktuğumuz

Kanamayı durdurmak için gerek duyduklarımızın ilki

Neye acıktığımızı tek fark eden oydu

Kaçmak isterken vuruldu.

 

Tarihten kopmuş yaprakları sığaya çeken hançer

Denk getirilmiş bütün şeylerin kırbası

Kırbacı kötülükten zevk çıkaranların

Neyi ihmal ettiysek utanmamıza sebep

Bize bundan böyle onu hep

Yakınımızda peyda olan hışırtı

Yakınlık yakınmalarımızda kopan tel

Bize bundan böyle hep onu hatırlatacak

Çalılar aşk acısı çingeneler

Ondan aldıkları komutla

Tecavüz tadı yaydılar ortalığa

Vitrinlere mitralyöz

Kaldıysa inek fışkısı neonlu lambalara

İşini tek koluyla görürdü

Tek koluyla eziyet ederdi sakız çiğneyen erkeklere

Çiğ renkleri tek koluyla canından bıktırtırdı

Boştaydı, bizi kollamak üzere boştaydı öbür kolu

Kaçmak isterken vuruldu.

 

Cesedinin savcılıkça görüldüğünü söylediler bize

Rafta matlup kataloglu kayda geçen cansız bedeni

Cansız ama kim hele bir

Canlanma furyası açılsın onsuz edecek

Her an itirafı gereken şeymiş gibi kalacak akıllarda

Yüz yıkar saç tarar diş fırçalarken

Giyinirken buluşur karşılaşır vedalaşırken

Neden uğramaz oldu bize artık sorusu

Kefeyi ağdıracak ciğeri gerdirecek

Düştüğü yerin tozuna bulanmış karnındaki kıllar

Dizlerine kadar ıslak kollarında tırnak izleri var

Bu bir elmas kol düğmesi tekidir ki yelek

Astarına teyellenmiş bulundu

Kaçmak isterken vuruldu.

 

Kapandı mahremiyetine kapanıp yere düştü

Kan yok işte kan çekilmiş meleksi çehresinden

Kül gibi benzi gövdesinin görebildiğimiz yerleri külrengi

Kaçı aklındaydı acaba annesinin tembihlediklerinin

En küçük kardeşine en son neyi vaat etti

Fütursuz ömürler kısadır bilmez miydi

Bilmez miydi herkesten iyi bunu

Kaçmak isterken vuruldu.

 

Ey pazarlıkçı dul kadınların dillerindeki yapışkan!

Ey kusurları tadat edip vakit öldüren tembel amcazadeler!

Ey gişelerin önünde sabırsızca bekleşenlerin bahanesi!

Ey gövdelerin pişmanlığı!

Ey en çürük meyvesi dünya dillerinin!

Bayramın hamursuzu!

İftar vaktinin kuşkusu!

Haçın dumuru!

Kaçmak isterken vuruldu.

 

Yetti yokuşların yarılandığı saatte hatırdan çıkarıldığı

Endamını ilginç bulmak yetti kilosunda esrar bulmak

Yazın kumsalda el yapımı kunduralarını görmek

Kışın ayağında sandalet omuzunda harmani

Yetti alelusul yetti ayaküstü yetti baştan savma

Yetti saydamlığın inkarı

Her kıpırdayan şeye ateş etmek emri alan nemrutun

Silahından fırlayan kurşun değil

Beklentisindeki asit öldürdü onu

Kaçmak isterken vuruldu.

 

Bakakaldık bakakaldık bakakaldık bak gücümüz

Sessiz kalmakla ıssız kalmak arasına sarkıtıldığımız kadarmış

Yıldızların zillerini çaldıramıyoruz karanlık bastırınca

Acı gün yasa kesiyor vurduramıyoruz güneşe gongunu

Bir sevişme fasılasından santur imal edemiyoruz

Dolunay imbiğinden damıtamıyoruz bir çalpara

Bizi sarmış bizi sarmış bizi sarmış baştanbaşa mucizesizlik

Ferman okuyan kölenin yan tarafında mahcubiyetinden

Kıvrılmış son sayfanın ütüsünde hiçbir keramet yoktu

Kaçmak isterken vuruldu.

 

İsmet Özel

Yorum Yaz

ŞİİRİ SESLENDİRMEK İSTER MİSİNİZ?

Şiiri kendi sesinizle okuyabilir ve hemen yükleyebilirsiniz.

Anadolu Şairleri

Abdürrahim Karakoç

7 Nisan 1932 , Perşembe


Necip Fazıl Kısakürek

26 Mayıs 1904 , Perşembe


Ece Ayhan Çağlar

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Ali Şir Nevai

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Latifi

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Hızri

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Rüştü Onur

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Feymani

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Feyzi Halıcı

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Deryami

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Coşkuni

30 Kasım -0001 , Pazartesi


İhsan Ozanoğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Devrani (hasan Tutal)

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Salih Hayri

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Emin Bülent Serdaroğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


ŞİİR BİR TUTKUDUR

Anne Şiiri - Arif Nihat Asya

6 Kasım 2025 , Perşembe - 15:46:57


Ahmet Selçuk İ̇lkan-Baba

15 Şubat 2023 , Çarşamba - 20:13:57


Vişneçürüğü Şiirler Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:26


Kılıç Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:25


Bir Ölü Macar Cambazı Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:24


Sadrazam Alayı Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:22


Denizin Altındaki Bandolar Şiiri - Ece A ...

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:21


Anahtarlar Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:20


Sonraları Sanskritçe Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:19


Açık Atlas Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:18


Çapalı Karşı Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:17


Şiirin Deniz Kıyısındaki Sesi

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:16


Benares'in Ölünmüş Kadınları

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:14


Ey Kanatsızlık Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:13


Kınar Hanımın Denizleri Şiiri - Ece Ayhan

23 Ocak 2026 , Cuma - 18:32:11