Refik Durbaş

10-02-1944 - 01-12-2018

  • Okunma: 37
  • Çaylar Şirketten -4
Şiir Sayfası

Çaylar Şirketten -4

Geçen yıl Rasim gitti, çocukluk arkadaşım

mektubu gelir ara sıra:

'Kıymetli arkadaşım Halil

Satırlarıma başlamadan önce selam eder

her iki ellerinden sıkar gözlerinden öperim.

Halil göndermiş olduğun en az senin

kadar kıymetli mektubunu aldım.

Bilemezsin ne kadar memun oldum

ben de seni biraz olsun memnun etmek

için bu çirkin satırları yazıyorum'

 

Ne çirkin satırları

içi hiç yazılmamış bir mektuba bile hasretim kaç yıldır

 

'Diyorsun ki ben de yazıldım ve önümde 50-60 kişi var

ve buranın durumu hakkında bilgi istiyorsun. Sana

kısaca anlatayım. Elime şahsen 700 ile 800 mark geçer

Lojmanda oturuyorum. 80 mark kira. yemeğimi kendim yapıyorum. Fabrikaya gelince. Almanya'nın en büyük fabrikası. Ama en az para veren fabrika. Bazan fıska, bazan kalıpçı, bazan da çubukçuluk yapıyorum.'

 

Ne fıskacılık ne kalıpçılık

elimden her şey gelir yeter ki çalışacağım iş olsun

'Şunu belirtmek isterim. Kesilen 80 mark elime geçen paranın içinde değil. Bütün temennim senin Almanya'ya gelmen. Neresi olursa olsun. Burada adamı çok çalıştırıyorlar. Ayakkabıyı çıkartıpyatağa giriyorum. Bir de nereye gidersen oraya uyacaksın. Türkiye'de bay , burada herr. İstemeyerek satırlarıma son verirken tekrar selam eder, acele cevap beklerim.'

 

Sanki ben istemiyor muyum gelmeyi

öylesine susamışım ki alınterinin sıcaklığına kaç yıldır

 

Ne kadere inandım şimdiye kadar

ne kısmetten medet umdum

ama biliyorum ki

'vasıfsız işçisin' deyi silecekler künyemi

Almanya defterinden de

 

Serinlik pusuda

acıyla kararmış günlerimi düşünüyorum

acıyla aydınlanacak günlerimi

genç kızlığından beri çeyizi namerde yadigar anamı

yüreğimden kopan fırtınada yolunu yitirmiş bir gemi

bacadından çıkan dumanılnı avuçlarıma bırakarak uzaklaşıyor

bir kırmızı balık

(ne zaman denize baksam bir kırmızı balık olarak

görüyorum kendimi)

yosun yeşili mendiliyle

siliyor a

alnıma

sıvanmış

karanlığı

 

Serinlik pusuda

bir sis yumağı ağır ağır geçiyor alnımın duldasından

geleceğimi düşünüyorum

geçmişimi

karanlık

da

eriyor

aydınlık

da

 

Pulu acıyla mühürlü adresi sevdaya yazılı yüreğimde

gurbetliğimi düşünüyorum

 

Serinlik pusuda

sevda da eriyor hicran da

sevincinin kaymağı alınmış, yapraklarına çiğ düşmüş yüreğimde

kendimi düşünüyorum bir de:

 

'Dert yoğuken serimde

derdimle kardaş oldum

düştüm gurbet ellere

çilemle yoldaş oldum

 

Sevdalığı yaşamadım

mutluluğu tadamadım

hasretliğe varamadım

gurbetle kandaş oldum

 

Karanlıkta erimezdim

ayydınlıkta çürümezdim

yalnızlığa yerinmezdim

acıyla kardaş oldumé

 

Sesine şivan düşe hasret

 

Akşam inmek üzere. Nerede yatmalı bu gece. Hep gündüz olsa. Kıvrılır kalırsın bir park kanepesinde. Çimenlerin üzerinde. Alır gider bir ağaç gölgesi, bir su sesi içindeki kederi hüznü. Ama gece. Gece kime sığınırsın. Şimdi köyde olsam. Anam tandırı yakmıştır. Yorgana sarınır, tandırın kıyısına uzanırdım. Kemikli elleriyle saçlarımı karıştırırdı. Elimde bir dürüm. Yeşil soğan, lor. Ne çok özlemişim anamın ekmeğini. Akşam inmek üzere. Nere gitsem, nerde gecelesem. Her sokakta yüzlerce otel. Her kentin bir oteli var. İzmir Palas, Afyon Denizli Oteli. Edirne Kırklareli Oteli. Trabzon Oteli. Otel Rize Palas. Yalnızlık Palas...... Acı Oteli... Gurbet Palas...

 

Dolanıp durdum son vapur da demir alana kadar

kapı aralıklarından baktım sıcaklığın

 

Sabah Sirkeci garında uyandığımda

yeni bir gün başlamış güneş mavi yazmasını

bağlamıştı gökyüzünün boynuna

Refik Durbaş

Bu şiiri beğendiniz mi?

Şiir Yorumları

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Şiirlere yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın veya Üye Olun.

Anadolu Şairleri

Abdürrahim Karakoç

7 Nisan 1932 , Perşembe


Necip Fazıl Kısakürek

26 Mayıs 1904 , Perşembe


Âşık Sefai

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Ârif Eren (turgutlulu)

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Yener Yılmazoğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Süleyman Nesif

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Alâeddin Özdenören

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Rasim Özdenören

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Dostozan/ Mehmet Hanifi Sarıyıldız

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Şevket Yücel

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Bahaettin Karakoç

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Yener

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Hami Abdul Gaffar Baba

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Nurettin Topçu

20 Kasım 1909 , Cumartesi


Arif Eren

30 Kasım -0001 , Pazartesi


ŞİİR BİR TUTKUDUR

Rahatı Kaçan Ağaç

10 Ekim 2026 , Cumartesi - 21:23:43


Hani Gönlüm Aşık İdin

29 Eylül 2026 , Salı - 21:11:31


Sivas Sabahı Şiiri - Hasan Hüseyin Korkm ...

27 Kasım 2025 , Perşembe - 22:49:23


Karanfil Sokağı Şiiri - Ahmed Arif

4 Kasım 2025 , Salı - 21:14:35


Yandım Yâ Resûlallah!

19 Ekim 2025 , Pazar - 20:15:24


İstanbul'u Dinliyorum

5 Şubat 2023 , Pazar - 00:17:12


Bu Dünya Hangimizin?

1 Şubat 2023 , Çarşamba - 15:25:12


Aldırma Gönül Aldırma-S.Ali

25 Ocak 2023 , Çarşamba - 22:56:35


İrfan Olan Anlar Bizi-MISRİ

22 Ocak 2023 , Pazar - 18:28:29


Ayşen

7 Şubat 2023 , Salı - 14:57:21


Karıma Son Mektup

21 Ocak 2023 , Cumartesi - 14:05:10


Davet-Can Yücel

14 Ocak 2023 , Cumartesi - 15:32:49


Merdi̇ven

10 Ocak 2023 , Salı - 18:27:21


Geçi̇lmez

8 Ocak 2023 , Pazar - 15:44:04


Serçe Kuşu

7 Ocak 2023 , Cumartesi - 19:49:33