Hani gönlüm aşık idin bir zaman,
Davasız, dalgasız durgunsun şimdi...
Ey şair ruhlu yar, ey kemter güman,
Aruzsuz, vezinsiz dargınsın şimdi...
Gür sesli saz idin sırma tellice,
Bir türkü söylerdin şöyle dillice..
Buğulu gözlerin ıslak millice,
Leylasız, Mecnunsuz kırgınsın şimdi..
Yunus idin Tabtuk kapılarında;
Yusuf idin aşkın tapularında;
Poyraz eser idin yapılarında;
Ahdsız, amansızca sürgünsün şimdi...
Karacoğlan idin Veysele koşan;
Köroğlu olurdun çamlıbel aşan;
Bu sen misin miskin, miskin dolaşan;
Hırkasız, himmetsiz gerginsin şimdi..
Gülistanda güldün yaprak açardın,
Arı gibi çiçek çiçek uçardın,
Eyüb’un misali düşkün naçarsın,
Devasız, dermansız vurgunsun şimdi...
Aşık isen hakka susamazsın sen
Aşk elinden uzak kaçamazsın sen
Kırıp dertli sazın atamazsın sen
Usulsüz, uslüpsüz yorgunsun şimdi..
Çağlarim der: çağlamadan akılmaz
Akmayan pınarın suyu alınmaz
Kader deyip yan gelip de yatılmaz
Boransız, bulutsuz kurgunsun şimdi.
------------------------
Dost Kalemlerden
Hani gönül sen de aşık olmuştun
Tıklım tıklım sevda ile dolmuştun
Aşıkların ateşinde solmuştun
Bacasız dumansız yanmışsın şimdi...............Aşık Binali
Aşkın dili dal olsun, leyla olsun
Kurşun biçare kem sözle durursun
Sahipsiz, ıssız, kefensiz ölürsün.
Mezarsız, topraksız kalırsın şimdi..........İsmail Karaçam
Aşık bu alır sazı eline, sözü verir diline, hem çalar hem söyler.
Ne Mecnun kalır, ne Yunus,Karacaoğlan, Köroğlu...
Yoruldum dediğine aldanmayın.
Adı gibi çağlayacaktır o şimdi ve daima.......................... Dinmez ER
Muammer Çalar
Bu şiiri beğendiniz mi?
Şiir Yorumları
Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!