Cahi̇t Koytak

29-01-1949 - 00-00-0000

  • Okunma: 29
  • Hepimiz Hrant'ız Şiiri - Cahit Koytak
Şiir Sayfası

Hepimiz Hrant'ız Şiiri - Cahit Koytak

'Hepimiz Hrant'ız' Sevgili eşine yazdığı o, yürekleri dağlayan mektubuyla bu şiire esin veren Rakel Dink Hanımefendi'ye... seni tanımıyordum, Hrant, yeterince tanımıyordum, evet,fakat gördükten sonra o gün küskün bir çocuk gibi orada, kaldırımda, yüzükoyun uzanmış, öyle büyük, destansı, öylesine tıpatıp kendine, özgürlüğe, hak edilmiş onura benzeyen bir erinçle uyurkenki resmini, hani, yalnız kendine değil, hayır, ölecekse, ölümü, iyi, güzel ve doğru şeyler uğruna olsun isteyecek herkese, her ölümlüye benzeyen güzellikte... ve kuşkusuz, en çok da, mahallenin zorbalarıyla baş edemediği için hırsından gizli gizli ağlayan, kendi yüreğini kemiren, gün günden budandığını, yontulduğunu ve lokma lokma yutulduğunu hisseden mahallenin sessiz yetimlerine güç veren dirilikte uyurkenki resmini gördükten sonra o gün, artık diyorum ki, kendime: vursalardı beni de, Hrant gibi,ben şahsen, zaptiyenin örtbas muşambasıyla değil, hayır, Agos gazetesiyle örtsünler isterdim cesedimi; Agos gazetesiyle örtsünler, ne fark eder, yalnızca, senin gibi, perçemim, potinlerim, bir de -biraz iş çıksın diye yoksul şairciklere, çömez muhabirlere- benim de potinlerimdeki iki romanesk delik görünecek biçimde... ki, böylece, resmin geri kalan kısmını güvercinler doldursun! senin o, İsa Peygamber'inkini andıran yakışıklı alnını kanatıncaya kadar duvara vura vura sonunda kalbimizde açmayı başardığınÜ mucizevi gedikten gökyüzüne saçılan güvercinler... hani şu, sen susunca, senin şu koskocaman, Tann'nın eliyle okşanmışçasına sıcak olduğu anlaşılan yüreğinin sesini, 'sessizliğin sesi'ni, sonsuzluğun sesini açıkça işitilir kılan, daha gür, daha beyaz, daha cesur kanat vuruşlarıyla gökleri çatırdatan 'tedirgin güvercinler'... seni tanımıyordum, fazlaca tanımıyordum, fakat vursalardı beni de, Hrant Dink, senin gibi, her şeyi göze alıp, cenaze namazımı Tanrı'nın 'Meryem Ana' evinde o evin avlusunda kılsınlar isterdim, 'bizimkiler'! kılsınlar, ne fark eder? kılsınlar ki, böylece, Tanrı'yı bir mülk gibi çitlerle çevirmeye kalkışan ferisiler bütün mülklerin, mabetlerin O'na ait olduğunu bilsinler! seni tanımıyordum evet, tanımıyordum, fakat seni, öyle haksız, öyle mızıkçılıkla oyundan çıkarılmış bir çocuk gibi gördükten sonra, dostum, büyük kalkış gününde aynı oyuna çağınlan iki kafadar gibi kalkıp da koşabilmek için sana komşu mezardan, belki daha cesur, daha kanatlı şeyler, delice mizansenler hayal etmeli ve diyebilmeliyim ki, vursalardı beni de, senin gibi, Hrant Dink, bu yaşlı şakağımdan, benim de, o güvey uykusunun tadından, o gençlik, güzellik uykusunun tadından adını, kimliğini unutan cesedimi bir 'karambol' eseri Balıklı Mezarlığı'na defnetsinler isterdim; üstümü de, meselâ, lavtacı Nazaret'in, Hamparsum'un, Nikolaki Ağa'nın iyi cins bir vatan toprağı gibi demli ve bir rast semai gibi ağır, kederli 'Ermeni' toprağıyla örtsünler! evet, evet örtsünler, ne fark eder? örtsünler ki, böylece, efeliğin şanını, kanın ve kanla karılmış gücün verdiği sarhoşluğu burada kurtlara, çakallara, şahinlere bırakıp büyük göç katarına katılmasını bilen, yani senin gibi, Hrant Dink, şakaklarında ve potinlerinde delik, ama boyunlarında ne haç, ne ay yıldız, ne süleymanın mührü, simurgunu arayan bütün kanatlıların, bütün 'tedirgin' sakaların, bülbüllerin, çayırkuşlarının ve güvercinlerin orada, 'eskilerin' sözüyle, 'sınıfsız ve devletsiz', çitsiz, çepersiz, çetesiz çayırlarında, ebediyetin, kendi soylarına soplarına boş verip, sabah akşam yalnızca Tanrının adını, yalnızca O'nunkini yücelttiklerini öğrensin zeolotlar! ve simurgun gökçe diriliğini, gökçe doğurganlığını, ölülere yaşama, taşlara kanatlanma şevkini veren bir neşide olarak eklediklerini sabah akşam ötüşlerine... 26 Ocak 2007 Cahit Koytak
Bu şiiri beğendiniz mi?

Şiir Yorumları

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Şiirlere yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın veya Üye Olun.

Anadolu Şairleri

Abdürrahim Karakoç

7 Nisan 1932 , Perşembe


Necip Fazıl Kısakürek

26 Mayıs 1904 , Perşembe


Âşık Sefai

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Ârif Eren (turgutlulu)

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Yener Yılmazoğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Süleyman Nesif

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Alâeddin Özdenören

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Rasim Özdenören

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Dostozan/ Mehmet Hanifi Sarıyıldız

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Şevket Yücel

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Bahaettin Karakoç

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Yener

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Hami Abdul Gaffar Baba

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Nurettin Topçu

20 Kasım 1909 , Cumartesi


Arif Eren

30 Kasım -0001 , Pazartesi


ŞİİR BİR TUTKUDUR

Rahatı Kaçan Ağaç

10 Ekim 2026 , Cumartesi - 21:23:43


Hani Gönlüm Aşık İdin

29 Eylül 2026 , Salı - 21:11:31


Sivas Sabahı Şiiri - Hasan Hüseyin Korkm ...

27 Kasım 2025 , Perşembe - 22:49:23


Karanfil Sokağı Şiiri - Ahmed Arif

4 Kasım 2025 , Salı - 21:14:35


Yandım Yâ Resûlallah!

19 Ekim 2025 , Pazar - 20:15:24


İstanbul'u Dinliyorum

5 Şubat 2023 , Pazar - 00:17:12


Bu Dünya Hangimizin?

1 Şubat 2023 , Çarşamba - 15:25:12


Aldırma Gönül Aldırma-S.Ali

25 Ocak 2023 , Çarşamba - 22:56:35


İrfan Olan Anlar Bizi-MISRİ

22 Ocak 2023 , Pazar - 18:28:29


Ayşen

7 Şubat 2023 , Salı - 14:57:21


Karıma Son Mektup

21 Ocak 2023 , Cumartesi - 14:05:10


Davet-Can Yücel

14 Ocak 2023 , Cumartesi - 15:32:49


Merdi̇ven

10 Ocak 2023 , Salı - 18:27:21


Geçi̇lmez

8 Ocak 2023 , Pazar - 15:44:04


Serçe Kuşu

7 Ocak 2023 , Cumartesi - 19:49:33