Neler Oluyor?
00-00-0000 - 00-00-0000
Yunus Emre’nin hayatı hakkında bilgiler sınırlıdır. Kendi eserlerinden ve menkıbevî anlatılardan elde edilen veriler, onun 13. yüzyılın ikinci yarısı ile 14. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşadığını göstermektedir. Risâletü’n-Nushiyye’de geçen h. 707 / m. 1308 tarihi onun o sırada hayatta olduğunu kanıtlar. Araştırmacılar, Yunus Emre’nin h. 720 / m. 1320 yılında, 82 yaşında öldüğünü kabul ederler. Buna göre 1241–1320 yılları arasında yaşamıştır.
Onun hayatı Anadolu Selçuklu Devleti’nin çöküş süreciyle çakışmıştır. Babaî İsyanı, Moğol istilası, Kösedağ Savaşı ve ağır ekonomik-sosyal sıkıntılar onun dönemine damgasını vurmuştur. Bu çalkantılı ortamda Yunus Emre halka sevgi, hoşgörü, erdem ve dindarlık yolunu göstermiştir. Şiirleri bu yüzden yüzyıllar boyunca yayılmış ve sevilmiştir.
Evlenip evlenmediği kesin olmamakla birlikte bazı şiirlerinden çoluk çocuk sahibi olduğu anlaşılmaktadır. Şeyhinin Tapduk Emre olduğu hem kendi mısralarında hem de gelenekte belirtilmiştir. “Tapduk’un tapusinda kul olduk kapusinda” sözleri bunu doğrular. Tarikat silsilesi Sarı Saltuk ve Mevlânâ’ya kadar uzanır. Divanı’nda Mevlânâ hakkında saygı ifadeleri de geçmektedir.
Yunus Emre, Anadolu’daki farklı dini görüşlerin cirit attığı dönemde, tasavvufi söylemiyle insanlara sevgi ve birlik yolunu göstermiştir. Onun şiirleri sade Türkçe ile yazıldığı için halkın gönlünde taht kurmuş, Türk edebiyatının temel taşlarından biri olmuştur.
“Tapduk’un tapusinda kul olduk kapusinda…”