Aşık Sümmani̇

01-01-1861 - 05-01-1915

  • Okunma: 36
  • Hz. İsmail Destanı Şiiri - Aşık Sümmani
Şiir Sayfası

Hz. İsmail Destanı Şiiri - Aşık Sümmani

Güvenme Dünya'da malım var deyu Hulusun bir eyle rabbi rahmana Burcu sedarette elim var deyu Kabartıp nefsini olma beyvana. Kabartma nefsini gel bu kemali Kemal sahibinden hıfz eyle hali Nec oldu Dünya’da Karun’un malı Dağıldı her biri gitti bir yana. Dağılan devleti dermek istersin Havayı hevese ermek istersin Dünya’nın aslını görmek istersin Kaftan kafa giden bak Süleyman’a. Ona ki kalmadı taht-ı sedaret Bu Dünya’ya gelen gider akıbet Hakk Halil’e verdi dünyalık devlet Diledi Mevla’dan evlat ihsana. Bir evlat ver dedi Hazreti Yezdan Bu alemde olsun gönlüm Şaduman Onu senin yolan eyliyim kurban Bir evlat ver yaradanım tek bana. Tecelli göründü, dileğin dile Esrarı ahvalin alemler bile Hakk kabul eyledi kaldı hamile Anda zuhur etti nur-i nişana. Rahmine düşüben bir nişan oldu İbrahim Halil’i şaduman oldu Dokuz ay dokuz gün çün tamam oldu Nihandan evladı geldi cihana. Cihana geliben gördü ecdadın Diledi mevladan verdi muradın Hazreti İsmail koydular adın Bak sırrı sadıktan olan merdana. Pâki zatın her bir işe aşina Kerem tacı konmuş idi başına O zat erdi üç beş altı yaşına Unuttu kurbanı geldi rüyana. Rüyasına geldi bu gani midir Acaba gösteren Sübhanı mıdır Bilmenem şeytani, rahmani midir Deyip daldı ol gafleti pünhana. Pünhana dalıban eyledi inan Bir dahi gösterdi Hazreti Yezdan Sevgili oğlunu etsene kurban Ya niçin vaadinden çıktın bir yana. Emir ferman senin cenab-ı Kudret Sana feda olsun oğul, mal, devlet Yolan kurban edim hesapsız servet Bağışla oğlumu yaradan bana. Emroldu vaadine olsana gayil Muhabbet babında kim olmaz mayil Her devletten sevgilidir İsmail Boş yerine malın koyma ziyana. Emir ferman senin hazreti Kudret Sana kurban olsun oğul, mal, devlet, Varıp annesinden alayım ruhsat İsmail’i getirelim kurbana. Varıp annesinden çün aldı ruhsat Bezetip oğlumu vereyim ziynet Sana teslim edim Hakk’a emanet Götür getir yine teslim et bana. Böyle karar kılıp diktiler nişan İbrahim Halili oldu Şaduman Çünkü emreylemiş Hazreti Yezdan Baba oğul düştü yola, revana. Bunlar revan oldu esrari pinhan Gör ne dilemişti Hazreti yezdan İğva için geldi ol melun şeytan Hacer’in gönlünü sala hicrana. Hacer eder senin kıldığın şerdir Oğlumun terleri misk-i amberdir Babası mevlaya hak peygamberdir Ne derse eylesin çıkmam divana. Melül mahsun oldu iğvaya nayil Alemi aldatmak feline mayil Dedi geriye dön gitme İsmail Geride validen düştü şivana. Anan ağlar adûların güldürür Bilmeyene senin derdin bildirir Pederin götürüp seni öldürür Yazık değil midir sen gibi cana. İsmail diyer ki ey hile başı Dökerim gözümden kan ile yaşı Darılıban attı bir fiske taşı Kör etti şeytanı bak şu sultana. Kör etti şeytanı döndü sağına Erdi erenlerin pir otağına Ulaşmadan ol Arafat dağına Dedi baba azmin gider ne yana. Dedi oğul duyup etme merağı Veçhin izhar eder herbir nevrağı Sana kıyıp çalacağım bıçağı Bezetip dağları al kızıl kana. İsmail der cahil irfan olur mu Cahille sohbetten pünhan olur mu Ata evladına düşman olur mu Gel öldürme baba yazıktır bana. İbrahim der nedem, bu emri kudret Ta ezelden seni kılmışım niyet Hakk’a kurban ettim hesapsız devlet Kurban için seni gösterdi bana. Dedi baba yeni düzdüm erkânım Kudret’in yoluna fedadır canım Bu hususta aksın al kızıl kanım Dedim belki düştüm başka isyana. Evvel bu sohbetin bileydim baba Tevhid ile kalbim sileydim baba Anamdan helallik alaydım baba Hasret ile kalmayaydım figana. Anam benim için durup ağlasın Ah ediben ciğerciğin dağlasın Ata gelip kollarımı bağlasın Can tatlıdır zahmet veririm sana. Atası ol demde kolun bağladı İsmail altında yattı inledi Semada melekler seyran eyledi Dedi aç kollarım dönem divana. Açtı kollarını çün verdi ruhsat Razıyam neyise bu emri kudret Bıçağın bileyle al kolan kuvvet Sana zahmet beni salma isyana. Yanma baba yanma hasret közüme Bir haf-i rabbanı düştü özüme Ciğer acısıdır, bakma yüzüme Kesemezsen asilik var gufrana. İbrahim der sensin sinemin bağı İsmail der baba etme merağı Hakk aşkına ol dem çaldı bıçağı Kesmedi zerrece ve bir nişana. İsmail der baba etme efkârı Niçin kaçtı senin kolların feri Çünkü emreylemiş cenabı bari Esirgeme kurban eyle Sübhan’a. İbrahim duyuben bölendi yaşa Ciğeri hun olup döndü ataşa Darılıban vurdu bıçağı taşa Bıçak taşı bölüp geçti o yana. Bıçak bu ahvali eyledi beyan Anda nutuk verdi hazreti yezdan, Bıçak der İbrahim ne kıldın isyan Zar bile çalarsın hacer-ül şana. İbrahim der ben de kıldım ülfeti Emir tutmayanlar olurlar katı Emrettim kesmedin yumuşak eti Niçin taşı bölüp geçtin o yana. Bıçak der, gözüm yok devlete vara Hak emrinden zerre çıkmam kenara Münkirler ki seni attılar nara Ya niçin yanmadın çıktın cihana. İbrahim der haktan yetişti ihsan Yakma diye emreyledi ol Yezdan Ateş bana oldu güli gülistan Zannettim ki döndüm bağ-ı rıdvana. Bıçak der, lütfundan kalmanam cüda Gerek hak emrini eyleyem eda Kesme deyu Hakk’tan yetişti nida Niçin kesip asi olum gufrana. Emir tutmayanın çok olur suçu Tanımaz alemde bir ile üçü Hakk emriyle Cebrail getirdi koçu Allahu Ekber diye diye divana. Okuyup alimler yol bulmasaydı Cilveyi muhabbet dem bulmasaydı Koç gelip ol dem kurban olmasaydı Lazım idi insandaki sübyana. Destanı dinleyen baksın eş’ara Aklı kadim olan düşer mi zara Her bir deva Hakk’tan sen bir biçare Ah eyle dildare şah-ı hünkara. Sümmani bir destan kıldın yadigar Bu destanın ihvanlara bergüzar O koçun derisi kime aşikar Kimler derdi kimler saldı pünhana. İman-ı çar-ı yarı bab-ı Haydara Sümmani şuara ah yüzü kara Cümlemizin günahını bağışla Mevlam bakma bizlerdeki noksana. Aşık Sümmani
Bu şiiri beğendiniz mi?

Şiir Yorumları

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Şiirlere yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın veya Üye Olun.

Anadolu Şairleri

Abdürrahim Karakoç

7 Nisan 1932 , Perşembe


Necip Fazıl Kısakürek

26 Mayıs 1904 , Perşembe


Âşık Sefai

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Ârif Eren (turgutlulu)

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Yener Yılmazoğlu

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Süleyman Nesif

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Alâeddin Özdenören

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Rasim Özdenören

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Dostozan/ Mehmet Hanifi Sarıyıldız

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Şevket Yücel

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Bahaettin Karakoç

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Yener

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Hami Abdul Gaffar Baba

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Nurettin Topçu

20 Kasım 1909 , Cumartesi


Arif Eren

30 Kasım -0001 , Pazartesi


ŞİİR BİR TUTKUDUR

Rahatı Kaçan Ağaç

10 Ekim 2026 , Cumartesi - 21:23:43


Hani Gönlüm Aşık İdin

29 Eylül 2026 , Salı - 21:11:31


Sivas Sabahı Şiiri - Hasan Hüseyin Korkm ...

27 Kasım 2025 , Perşembe - 22:49:23


Karanfil Sokağı Şiiri - Ahmed Arif

4 Kasım 2025 , Salı - 21:14:35


Yandım Yâ Resûlallah!

19 Ekim 2025 , Pazar - 20:15:24


İstanbul'u Dinliyorum

5 Şubat 2023 , Pazar - 00:17:12


Bu Dünya Hangimizin?

1 Şubat 2023 , Çarşamba - 15:25:12


Aldırma Gönül Aldırma-S.Ali

25 Ocak 2023 , Çarşamba - 22:56:35


İrfan Olan Anlar Bizi-MISRİ

22 Ocak 2023 , Pazar - 18:28:29


Ayşen

7 Şubat 2023 , Salı - 14:57:21


Karıma Son Mektup

21 Ocak 2023 , Cumartesi - 14:05:10


Davet-Can Yücel

14 Ocak 2023 , Cumartesi - 15:32:49


Merdi̇ven

10 Ocak 2023 , Salı - 18:27:21


Geçi̇lmez

8 Ocak 2023 , Pazar - 15:44:04


Serçe Kuşu

7 Ocak 2023 , Cumartesi - 19:49:33