1. Beyit
Eyvah! Ne yer, ne yar kaldı,
Gönlüm dolu âh u zâr kaldı. (Eyvah! Artık ne sevgili, ne de teselli edecek bir şey kaldı. İçim yalnızca ah ve inlemelerle doldu.)
2. Beyit
Şimdi buradaydı gitti elden,
Gitti ebede gelip ezelden. (Daha az önce yanımdaydı, elimden kayıp gitti. Ezelden gelip, ebediyete gitti.)
3. Beyit
Ben gittim, o hâksâr kaldı,
Bir gûşede târmâr kaldı; (Ben hayattayım, ama o toprak altında kaldı. Bir köşede darmadağın oldu.)
4. Beyit
Bâki o enis-i dilden, eyvâh!.
Beyrut'ta bir mezar kaldı. (Kalbimin en yakın dostundan geriye yalnızca Beyrut'ta bir mezar kaldı.)
5. Beyit
Nerde arayım o dilrübâyı?..
Kimden sorayım o bi-nevâyı?.. (O gönül çelen güzeli nerede arayayım? O biçare sevgiliyi kimden sorayım?)
13. Beyit
Çık Fâtıma lahddan kıyâm et,
Yâdımdaki hâline devam et, (Ey Fatma, mezardan çıkıp ayağa kalk! Benim zihnimdeki halinle yeniden karşıma gel.)
15. Beyit
Makber mi, nedir şu gördüğüm yer?.
Ya böyle revâ mı câ-yı dilber?.. (Şu gördüğüm yer gerçekten mezar mıdır? Sevgiliye böyle bir yer reva mıdır?)