Ebû Yahyâ • İlk Müslümanlardan • Cömertlik ve Fedakârlık Timsâli
Nesebi: Suheyb b. Sinân b. Mâlik en-Nemrî. “Rûmî” lakabı, küçük yaşta esaret sebebiyle Rumca’yı fasih konuşmasından gelir.
Ailesi vazife dolayısıyla Basra taraflarına yerleşmişken Bizans baskınında çocuk yaşta esir düştü; Rumca’yı ana dilinden iyi öğrendi. Mekke’de Abdullah b. Cüd‘ân tarafından satın alındı, sonra azad edildi; ticarette parladı. Yeni dinin sesini duyunca Darü’l-Erkâm’a girdi; kapıda Ammâr b. Yâsir ile karşılaşıp birlikte Efendimiz’i (s.a.v.) dinlediler ve aynı mecliste biat ederek İslâm’a girdiler.
“İslâm’da önde gidenler dörttür: Ben Arab’ın, Suheyb Rum’un, Selmân Fâris’in, Bilâl de Habeş’in önde gelenidir.”
Bilâl, Ammâr ve Habbâb (r.anhum) gibi hamisiz ilk mü’minlerle beraber işkencelere uğradı; fakat imanından taviz vermedi.
Hicrete kalkışınca Kureyş peşine düştü. Yayını gerip direndi; nihayet “Bütün malımı bırakırsam beni bırakır mısınız?” dedi, kabullendiler. Malını dinine ve hicretine feda etti; Medine’ye varınca Efendimiz (s.a.v.) tebessümle şöyle buyurdu: “Ey Suheyb, alışveriş kârlı oldu!”
“İnsanlardan öylesi vardır ki Allah’ın rızasını kazanmak için nefsini satar.” (Bakara 2/207)
Göz ağrısı varken hurma yediğinde Efendimiz (s.a.v.): “Gözün ağrıyken hurma mı?” buyurunca, “Ağrımayan tarafımla yiyeceğim, yâ Resûlallah.” diye latife etti; meclis tebessüm etti.
Çok ikram eder, sofralar kurardı. Hz. Ömer (r.a.) “Bu kadar yedirmen israf değil mi?” deyince: “Resûlullah’tan ‘Sizin en hayırlınız, fakirleri doyuran ve selâmı yayanınızdır’ buyurduğunu işittim.” karşılığını verdi.
Hz. Ömer (r.a.) ağır yaralanınca yeni halife tayinine kadar cemaate imamlık için Suheyb’i vekil bıraktı. Üç gün Medine’de namazları o kıldırdı; Hz. Ömer’in cenaze namazını da Suheyb (r.a.) kıldırdı.
Yaklaşık yetmiş yaşında iken Medîne’de vefat etti; Cennetü’l-Bakî‘a defnedildi. Allah şefaatlerine nâil eylesin. Âmin.