Mehmet Akif Ersoy

20-12-1873 - 27-12-1936

  • Okunma: 2
  • Bebek Yâhud Hakk-ı Karâr

Bebek Yâhud Hakk-ı Karâr

Mehmet Akif Ersoy

Bizim Cemîle Ferîde’yle bir sabah gelerek, «Unutma beybaba, akşam birer hotozlu bebek, Getir, kuzum...» dediler. Ben de kızların keyfi, Kırılmasın diye reddetmedim şu teklîfi. Kiraz dudaklı, üzüm gözlü, inci dişli, iki Edâlı yosma getirdim. Aman o akşamki, Sevinme hâlini bir görmeliydi yavruların! Durup oturmadılar hiç dedim: «Yatın da yarın, Bütün gün oynayınız...» Nerde! Kim yatar? O gece,-Yemekte sızmaya me’lûf olan- Ferîde’mce, Kabûl olunmayacak söz olursa, yatmaktı. Yatar mı hiç? O nasıl hisli bir yumurcaktı. Ferîde’nin yaşı beş yok; Cemîle’ninki yedi; Şu var ki, abla hanım pek hanım tavırlı idi. Büyük kız oynadı bir parça, sonradan yattı; Küçük sabâha kadar hep bebeğni hoplattı. Ne ninniden alıyormuş, ne öyle hoppaladan... «Işıl ışıl bakıyor â! Bebek değil, afacan.» Sabâha karşı tükenmiş mecâli yavrucuğun: Mışıl mışıl uyuyor... Değmeyin aman uyusun. Benim bulunmadığım bir zamanda kız uyanır; Bebeğ uyutmak için evde üç saat kapanır. — Aman da pek yaramaz, uyku sıçramış başına. Bakın beşik de getirdim, bakın yatar mı şuna? Yatar mısın seni maymun? Kapar mısın gözünü; Acık da dinlesen olmaz mı annenin sözünü? Kapandı işte gözün... Oh, şimdi artık, yat! Bebek ne yaptı bilinmez ki, sonradan, pat pat, Dayak sadâları akseylemiş öbür odaya. Güzel güzel uyumuş olsa kız da dövmez ya. * * * Gelince akşama, baktım, Ferîde pek düşkün. Durur mu ablası? Ben sormadan atıldı: — Bugün Ne yaptı, beybaba, bilsen... Zavallıcık bebeğe? — Ne yaptı? — Dövdü bir a’lâ, sonunda kırdı. — Niye? — Bilir miyim, ona sor... Kız, getir bebeğni hadi! Ferîde kaçtı yanımdan, getirmek istemedi. Çiçek çıkarmışa dönmüş, getirdiler ki; yüzü; Birer kafes gibi kalmış o kuş bakışlı gözü. Başında saçtan eser yok, ayak topal, kollar Omuzdan oynamıyor, kim bilir ne illeti var? O kanlı canlı bebek şimdi işte bir kötürüm... — Bu ölmüş artık ayol, göm, götür de, hem ne ölüm! * * * Ferîde kaldı bebeksiz, Cemîle’ninki fakat, Güzel güzel duruyor; olmuyor ne kör, ne sakat. Günün birinde beraberce oynuyorlarken, Alıp Ferîde hazin bir niyâz tavrı hemen, — Bebeğni ver, acıcık oynayım, kuzum abla...Demez mi? Kız ne diyor? .. Gâlibâ: « İnâyet ola! » — Verir miyim sana ben hiç bebeğmi, yağma mı var? — Hasislik etme kızım, ver... — Alırsa sonra kırar. — Nasıl kırar a canım? Etme oynasın, veriver. — Olur mu beybaba? — Elbet olur. — Kırarsa eğer? — Yarın sabah sana ben başka bir bebek alırım. Bizim müdâhaleden sonra, «Oyna al bakalım! ..» Deyip Ferîde’ye kerhen uzattı kız bebeği. Ferîde’nin yüzü gülmüştü, baktım, iyden iyi. Sevindi, oynadı, lâkin bu müsteâr sürûr, Süreksiz oldu... — Ver artık! — Acık daha, ne olur! .. — Bakındı beybaba? — Kız, ver de sonradan yine al, Mal olmaz insana, âdet değil, emânet mal. Tekerrür etti birazdan şu yolda aynı niyâz: — Bebeğni ver yine olmaz mı? Oynayım. — Olmaz! ..Ben iltimâsı dirîğ etmedim ikinci sefer. — Çok oldu beybaba, ya! Sonra her zaman ister! — Demin de aldı, hemen verdi, içlenir, yapma! Sen ablasın ne kadar olsa... — Başka vermem ama, Çabuk verirsen eğer al da oyna kız, haydi... Ferîde’nin bu sefer keyfi pek yolundaydı. Epeyce dandiniler yaptı, hayli hoplattı; Bebek kolunda, hasırlarda bir zaman yattı. Fakat ne çâre! Gelip çattı vakt-i istirdâd, Kızın nazarları beyhûde etti istimdâd. Cemîle istedi ısrâr edip emânetini, Çocuk da verdi, fakat görmeliydi hiddetini! Büyük kızın eziyordu gurûr-i ma’sûmu, Bebek elinde gezerken, şu tıfl-ı mahrûmu. Ağır gelir ona elbette karşıdan bakmak. Sokuldu bak yine, hiç şüphe yok ki: Yalvaracak, «Bebeğni ver» diye, lâkin ben eylemem ibrâm. Hayır, değil bu edâ, bir edâ-yı istirhâm: «Bebeğmi ver! » demesin mi üçüncüsünde kıza? Meğer hukuk da bilirmiş bakın şu saygısıza! ...
Hilvan, 1 Ağustos 1345 (1929)
Mehmet Akif Ersoy
Bu şiiri nasıl buldunuz?

Şiir Yorumları

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Şiirlere yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın veya Üye Olun.

Anadolu Şairleri

Abdürrahim Karakoç

7 Nisan 1932 , Perşembe


Necip Fazıl Kısakürek

26 Mayıs 1904 , Perşembe


Süleyman Nesif

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Alâeddin Özdenören

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Rasim Özdenören

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Dostozan/ Mehmet Hanifi Sarıyıldız

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Şevket Yücel

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Bahaettin Karakoç

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Aşık Yener

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Hami Abdul Gaffar Baba

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Nurettin Topçu

20 Kasım 1909 , Cumartesi


Arif Eren

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Şevket Bulut

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Ahmet Çıtak

30 Kasım -0001 , Pazartesi


Derdi̇çok

30 Kasım -0001 , Pazartesi


ŞİİR BİR TUTKUDUR

Karanfil Sokağı Şiiri - Ahmed Arif

4 Kasım 2025 , Salı - 21:14:35


Yandım Yâ Resûlallah!

19 Ekim 2025 , Pazar - 20:15:24


Ayşen

7 Şubat 2023 , Salı - 14:57:21


İstanbul'u Dinliyorum

5 Şubat 2023 , Pazar - 00:17:12


Bu Dünya Hangimizin?

1 Şubat 2023 , Çarşamba - 15:25:12


Aldırma Gönül Aldırma-S.Ali

25 Ocak 2023 , Çarşamba - 22:56:35


İrfan Olan Anlar Bizi-MISRİ

22 Ocak 2023 , Pazar - 18:28:29


Karıma Son Mektup

21 Ocak 2023 , Cumartesi - 14:05:10


Davet(can Yücel)

14 Ocak 2023 , Cumartesi - 15:32:49


Merdi̇ven

10 Ocak 2023 , Salı - 18:27:21


Geçi̇lmez

8 Ocak 2023 , Pazar - 15:44:04


Serçe Kuşu

7 Ocak 2023 , Cumartesi - 19:49:33


Abbas Şiiri

7 Ocak 2023 , Cumartesi - 17:25:38


Naat-Arif N.ASYA

7 Ocak 2023 , Cumartesi - 16:22:01


Dilenci Kız

4 Temmuz 2026 , Cumartesi - 14:13:48