Asıl adı Ahmed’dir. Medresede Arapça ve Farsça öğrenip fıkıh eğitimi aldı. Şiirle tanınma
çabasıyla önce Sadrazam Ali Paşa’ya, ardından Lâle Devri’nin sadrazamı
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’ya kasideler sundu ve saray çevresine girdi.
Lâle Devri’nin zevk, estetik ve eğlence iklimini şiirinde billurlaştırdı; İstanbul’un gündelik hayatını
canlı bir dille anlattı. Patrona Halil İsyanı (1730) sırasında öldüğü kabul edilir;
rivayetler arasında isyandan kaçarken çatıdan düşmesi en yaygınıdır. Mezarı Üsküdar Karacaahmettedir.
Edebî Kişiliği
Mahallî söyleyişe ve İstanbul Türkçesine yaslanan özgün bir üslup.
Musiki ve ahenge önem; şuh, neşeli, dünyevî temalar.
Gazelde yenilikçi söyleyiş; şehir kültürü, meclis ve eğlence sahneleri.